Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7027 E. 2024/6569 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7027
Karar No
2024/6569
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/261 E., 2022/582 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/286 E., 2021/675 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Antalya ili Döşemealtı ilçesi Aşağıoba Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu Geçici 8 inci maddesine (3402 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro sonucunda; 8770 ada 92 parsel sayılı taşınmazın senetsizden tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edildiği, kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde 2005 yılından beri davalı ...'in devam eden kullanımında olduğunun yazılı olduğu; dava konusu 8809 ada 57 parsel sayılı taşınmazın da aynı tarihte senetsizden tarla niteliğiyle hazine adına tespit edildiği ve yine kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde 2012 yılından beri davalı ...'in devam eden kullanımında olduğunun yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Döşemealtı ilçesi Aşağıoba Mahallesinde 3402 sayılı kadastro Geçici 8 inci maddesine göre kadastro çalışmasında 8770 ada 92 parsel sayılı taşınmazın kullanıcı tespitinin 2/3 ..., 1/3 ... adına ve 8809 ada 57 parsel sayılı taşınmazın da miras taksimi neticesinde zilyetliği ve kullanımının ...'e bırakıldığı gözetilerek ... adına yapılması gerekirken her iki taşınmazda da kullanıcı tespitinin davalı ... adına yapıldığını belirterek 8770 ada 92 parsel sayılı taşınmazın kullanıcı tespitinin 2/3 ..., 1/3 ... adına ve 8809 ada 57 parsel sayılı taşınmazın da kullanıcı tespitinin ... adına olacak şekilde düzeltilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı tarafından taşınmazların kullanımlarında olduğu iddiası ile kullanıcı tespiti verilmesi talep edilmekteyse de, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin 27.03.2015 tarihli 2014/13954-2015/2883 E.-K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, özel mülkiyete konu taşınmazlarda zilyetlik şerhi verilmesi mümkün bulunmadığından bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanunun 19. madde uyarınca muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmesinin mümkün olup bu yönde bir talebin bulunmadığı, somut olayda 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. Maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastro uygulaması söz konusu olmadığına göre mahkemece kullanıcı şerhi verilmesinin mümkün olmadığı, edinme nedeni sütununda yazılı bilgilerin açıklama niteliğinde olması nedeniyle bu bilgilere karşı dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu Antalya İli Döşemealtı İlçesi Aşağıoba Mahallesi 8770 ada 92 parsel ve 8809 ada 57 parsel nolu taşınmazların kadastro tespitindeki gibi işlem yapılarak tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, karar verilmiş; hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarının mülkiyetinin belirlenmesine ilişkin olduğu, bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde muhdesatın bulunması halinde bunun beyanlar hanesinde gösterilmesinin mümkün olduğu, özel mülkiyete konu taşınmazlarda kullanım kadastrosu yapılmamış ise zilyetlik şerhi verilmesinin mümkün olmadığı, taşınmazların kayıtlarına kullanıcı şerhi yazılmasının ancak yasalarla özel düzenleme yapılması ile mümkün olduğu, edinme nedeni sütununda yazılı bilgilere karşı dava açılmasında, bu bilgilerin açıklama niteliğinde olması nedeniyle hukuki yarar bulunmadığı, somut olayda davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu iddia edilmediğine ve taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kanun’un 19/2 maddesi uyarınca beyanlar hanesine şerh verilebilecek bir muhdesat da bulunmadığına göre; ilk derece mahkemesince davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, işbu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 880,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7027, K. 2024/6569, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7027-e-2024-6569-k-dbf6c6bf2361