Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6788 E. 2024/6701 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6788
Karar No
2024/6701
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/95 E., 2015/616 K. DAVA TARİHİ : 07.07.2010 KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 2/B'ye itiraz ile tapu iptal tescile yönelik açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili ... Kadastro Mahkemesine vermiş olduğu 07.07.2010 tarihli dilekçesiyle; dava konusu Sakarya ili ... ilçesi ... köyünde yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarının ilanen kesinleştiğini orman kadastrosu kesinleşmiş olan söz konusu yerde Sakarya Kadastro Müdürlüğü ekiplerince 3402 sayılı yasanın Ek-4 madde hükümleri gereğince 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B alanları içerisinde yapılan kadastro çalışmalarının 07.06.2010 tarihinde ilana çıkarıldığını, askı ilanında paftaların bulunmadığını, ... köyü 545 nolu parselin tamamının ormanlık alan içerisinde kaldığını belirterek dava konusu yapılan parselin eylemli orman vasfında Hazine adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.

Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 30.09.2011 tarihli karar ile; dava konusu taşınmazlar üzerinde orman kadastrosu ve 2/B çalışmasının 2008 yılında ilan edilerek kesinleştiği, dava konusu yere ilişkin Ek-4 kadastro tutanağı bulunmadığından davanın görev yönünden reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmesiyle dosyanın ... Sulh Hukuk Mahemesine gönderilerek temyize konu iş bu eldeki dosya esasına kaydedilerek yargılamaya başlandığı anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama neticesinde mahkemesince; dava konusu ... köyü 545 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile belirtilen 2405,26 m2 lik bölümünün 165-2039-166 numaralı OS noktalarını birleştiren hattın doğusunda P.XXII nolu 2/B sahası içinde kaldığı, 8-50 yaş arasında çam ve meşe ağaçları ile kaplı olduğu, eğiminin %40-45 civarında olduğu, toprağın kalın tekstürde olup tarım arazisi olma niteliğini kaybettiği ve belirtilen nitelikleri itibariyle eylemli orman olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne; (B) harfı ile gösterilen 2405,26 m2 lik bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, bakiye kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından; dava konusu parselin tamamı orman vasfında olduğundan, bakiye kalan kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin verilen kararın bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz konusu davanın reddine karar verilen, fen bilirkişi raporunda taşınmazın (A 432.57m2) ve (C 87,17m2) harfi ile gösterilen kısımlarına ilişkindir.

Dosya içeriğine göre; ... köyü, 545 parsel sayılı 2925 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1974 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu sırasında, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların murisi adına tesbit ve tescil edilmiştir. Yörede orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 1998 yılında başlanmış, 2005 yılında tamamlanmış, 29.12.2008 - 29.06.2009 tarihleri arasında ilân edilmiştir. Dava, orman kadastrosuna ve 2/B'ye itiraz ile tapu iptal tescil istemine ilişkindir. Davacı ... İdaresi vekilince; 545 parsel sayılı 2925 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamı dava konusu edilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan 28.09.2014 tarihli Ziraat ve Orman bilirkişi raporunda; (A) ve (C) harfi ile gösterilen kısımların kültür arazileri sınırları içerisinde kaldığı ve dava konusu yerler olmadığından inceleme yapılmadığı belirtilmiş, bu durumda taşınmazın tamamına yönelik bilirkişi raporu düzenlenmediği görülmüştür.

O halde; dava konusu taşınmazın tapu kaydının 1974 yılında oluştuğu göz önüne alınarak, yöreye ait hem güncel hem de en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları dosya içine getirtilerek, dava konusu taşınmaz başında önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman bir Orman mühendisi bilirkişi, bir Jeodezi ve Fotogrametri mühendisi, bir Ziraat mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, ağaçların yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın tapu kaydının oluşmasından önce orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Kabule göre de; dava konusu taşınmazın bir kısmının tapu kaydının iptaline karar verilerek taşınmazdan arta kalan (A) ve (C) harfleri ile gösterilen alanların birbiriyle irtibatı koptuğundan, bu taşınmazlara ilişkin infaza uygun şekilde parsel numarası verilerek tescil hükmü kurulması gerekirken belirtilen şekilde tescil hükmü kurulmaması da doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verild

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6788, K. 2024/6701, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-6788-e-2024-6701-k-6a769bf4089e