Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6590 E. 2024/5409 K.

Konu: Kesinleşen Tahdide Dayalı Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6590
Karar No
2024/5409
Karar Tarihi
Konu
Kesinleşen Tahdide Dayalı Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kamu düzenine aykırılık nedeniyle kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili 21.11.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; tapuda davalı adına tarla vasfıyla kayıtlı bulunan Bilecik İli, Gölpazarı İlçesi, ... Köyünde kain 107 ada 19 parsel (eski 87) ile 107 ada 21 parsel (eski 85) sayılı taşınmazların kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, tapularının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu 107 ada 19 parselin tamamının, 107 ada 21 parselin ise 2.671,85 metrekarelik kısmının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı" gerekçesiyle, davanın kabulüne, 107 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tamamının davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 107 ada 21 parsel sayılı 18.945,68 m2'lik taşınmazın davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile, iki kısma ifraz edilerek 20.01.2021 tarihli harita mühendisi ...'in bilirkişi raporunun ek (1) krokide A harfi ile gösterilen 2.671,85 m2'lik kısmının ayrılarak son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; iş bu karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Kesinleşen orman kadastrosunun bulunması halinde, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle varsa kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanakların uygulanması ile belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, uzman orman ve harita bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak, yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 107 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tamamının, çekişmeli 107 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ise teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 2.671,85 m2 yüz ölçümündeki bölümünün kesinleşen orman tahdidi içinde kalan ve bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği anlaşıldığından davalı vekilinin sair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nın 355/son cümlesinde; “Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen düzelteceği” hususu düzenlenmekle kamu düzenine ilişkin kurallar yönünden inceleme yapıldığında, mahkemelerce verilen kararların infazının mümkün olması zorunlu olup infazı mümkün, doğru sicil oluşturma yükümlülüğünün de kamu düzeni ile ilgili olduğu, somut olayda çekişmeli 107 ada 21 parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen bölümüne yönelik davanın kabulüne karar verilmekle bu haliyle sadece A harfi ile gösterilen bölüme ait tapu kaydının iptali ile yetinilerek tescil kararı verilmesi gerekirken hükmün 3 nolu bendinde tapu kaydının tamamen iptaline karar verilmesine rağmen A harfli bölümden geriye kalan kısım için tescil kararı verilmemesi ve böylelikle hükmün infazında tereddüt yaratılmasının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 355/son cümlesi gereğince ve belirtilen gerekçe ile sınırlı olmak üzere kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne, 107 ada 19 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; 107 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 20.01.2021 tarihli fen ve orman bilirkişiler rapor ve haritasında A harfi ile gösterilen 2.671,85 m2 yüz ölçümündeki bölümüne ait tapu kaydının iptali ile bu bölümün aynı adanın son parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 107 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 20.01.2021 tarihli fen ve orman bilirkişiler rapor ve haritasında A harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan kısmı yönünden davalı adına olan tapu kaydının aynen devamına, 107 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 107 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 20.01.2021 tarihli teknik bilirkişiler rapor ve haritasında A harfi ile gösterilen bölümü üzerinde bulunan/konulacak şerhlerin tümünün terkinine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılıp, 20.02.2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6590, K. 2024/5409, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-6590-e-2024-5409-k-d1a2db010c23