Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6583 E. 2024/6076 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6583
- Karar No
- 2024/6076
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1449 E., 2022/888 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/176 E., 2021/284 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde Orman Kadastro Komisyonu tarafından çalışma yapılarak askı ilanına alındığını, ... Mahallesi 29266 ada 18 parselin davacı tarafından 3000 m2 lik kısmının uzun süredir fiilen kullandığını, dava konusu edilen kısımların orman vasfında olmadığının tespiti ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın bulunduğu bölgede ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartma işlemi yapıldığı, davacı tarafından İdareye yöneltilen davanın usul ve hukuka aykırı olduğunu, Orman Kadastro Komisyonu tarafından ilgili yasa ve yönetmeliklere göre tesis edildiği, itiraza konu işlemin Hazine ile ilgisi bulunmadığını, Hazineye yöneltilen davanın öncelikle husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1946 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit çalışmalarında itiraz edilmeksizin kesinleştiğini ve orman sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılmasını talep ettiğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını, 6831 sayılı Kanun'un değişik 2/B maddesine göre nitelik kaybı nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Hazine adına çıkarılmasının zorunlu olduğunu, gerçek kişilerin bunu talep etmekte hukuki yararın ve aktif dava ehliyetinin olmadığını, taşınmazın hukuki niteliğinin halen orman olduğunu, orman sayılan yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığından eklemeli zilyetlik ve sürdürülen zilyetliğin hukuki değer taşımayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman olduğunu, tapuda da orman vasfı ile Hazine adına tescilinin gerektiğini, davacının bu davada aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davayı açmakta hukuki yararının da olmadığını bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "davacı tarafından dava dilekçesinde dava konusu edilen taşınmazın Orman Kadastro Komisyonu tarafından orman sınırı içerisinde bırakılan tespitinin iptali ile orman sınırı dışına çıkarılmasına yönelik talebinin yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere halen tahdit içinde olan bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için orman yönetimini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacının bu bağlamda (A) harfi ile belirtilen kısmın orman olarak yapılan tespitin iptali ile orman sınırları dışına çıkarılması talebine yönelik aktif dava ehliyeti ve hukuki yararının da bulunmadığı anlaşılmakla davasının hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dava dilekçe ekinde sunulan krokide (B) ile belirtilen kısım ise orman olarak tespit edilmiş olmayıp orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı anlaşıldığından bu kısım yönünden orman tespitinin iptali davası hakkında davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davacının tescile yönelik davası hakkında dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve Mahkemenin görevsizliğine" karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.