Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6531 E. 2024/6770 K. – Tapu İptal Ve
Konu: Tapu İptal Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6531
- Karar No
- 2024/6770
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptal Ve Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/461 E., 2022/538 K. DAVA TARİHİ : 10.06.2016 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/83 E., 2018/64 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Bitlis ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 1 parsel sayılı 1.505.531,94 m2 yüzölçümlü taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar vekili; dava konusu ... ilçesi ... köyü 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin hatalı olduğunu, davacılara ait tarlaların hepsinin 103 ada 1 parselin içerisinde olduğunu, fiziki olarak arazide birbirinden ayrı olduklarını, dava konusu taşınmazlar her ne kadar orman sınırları içerisinde tespit edilmiş ise de söz konusu taşınmazın ormana olan mesafesi, taşınmaza yakın parsellerde özel mülkiyete konu taşınmazların bulunması, taşınmaz üzerinde ve civarında hiçbir orman bitkisinin bulunmayışı, davacılar tarafıdan uzun emek ve mesai harcanarak ihya edilmesi hususları birlikte değerlendirilmesi halinde dava konusu taşınmazın orman olmadığının kuşkusuz olduğunu, dava konusu taşınmazın bitişiğinde bulunan ve davacıların köylülerine ait aynı yerde ve aynı vasıfta bulunan bir kısım taşınmazların köylülerin adlarına tescil edillmişken bir kısmının hiçbir ayırt edici farklılık yok iken orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini beyanla; dava konusu davacılara ait taşınmazların Hazine adına olan tescilinin iptaline, davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili; dava konusu yerin orman vasfında olduğunu, orman vasfında olan bir yerin imar-ihya veya zilyetlik yolu ile iktisap edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; orman bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda dava konusu taşınmazın memleket haritasında ve hava fotoğrafında ormanlık alanda kaldığının belirtildiği, hava fotoğrafı ve memleket haritasındaki durumuna göre dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, fen bilirkişilerince düzenlenen bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (D) ve (E) harfleriyle belirlenen yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu, orman sayılan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağı ve zamanaşımıyla da kazanılması mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere, özellikle ilk derece mahkemesince çekişmeli taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenerek yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.