Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/647 E. 2024/1496 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/647
Karar No
2024/1496
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi Taraflar arasında Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davacının 01.01.1988 tarihinde başlayan vakıf üyeliğinin 22.07.2016 tarihinde sona erdiği, davacıya vakıf senedi gereği ödenmesi gereken ek emeklilik aylığının eksik ödendiği ileri sürülerek, ek emeklilik aylığı hesabında 01.05.1959 tarihi yerine 01.05.1957 tarihinin esas alınarak hesapların ve ek emeklilik aylığının yeniden düzenlenmesi işleminin hukuka aykırılığının tespitine ve fazlaya dair haklar saklı tutulup 10/2017 ve 11/2017 dönemine ait şimdilik 1.788,58 TL eksik ödemeden doğan alacağın davalıdan tahsili istenmiştir. Davalı vakıf vekili cevap dilekçesinde özetle; Vakıf senedinin 40 ncı maddesi gereği, davacının vakfa üye olduğu 01.01.1988 tarihi itibari ile nüfus kayıtlarındaki düzeltilmiş olan 01.05.1957 olan doğum tarihinin esas alındığını, daha önce 1959 olan doğum tarihine göre yapılan işlemin düzeltildiği ve buna göre ödeme yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davacının 01.02.1988 tarihinde üyelik giriş formu ile vakfa üye olduğu, formda doğum tarihinin 1957 olarak belirtildiği, ancak yaş tashihinden önceki doğum tarihi olan 1959 tarihinin dikkate alınmasını istediği, vakıf yönetim kurulu kararının 2012 yılında davacının talebi gibi değiştirilmesinin, evvelde alınan 2008 tarihli karara ve vakıf senedinin 40 ncı maddesine aykırı olduğu, düzeltme kararının davacı lehine müktesep hak oluşturmayacağı gerekçesi ile subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; vakfın yararlananı olan davacı bakımından davalı vakıf mevzuatının amir hükümlerine uygun olarak ve vakıf senedinin 40 ncı maddesi hükmü dikkate alınarak geçerli olan 01.05.1957 doğum tarihi esas alınarak ek emeklilik aylığının hesaplanmasının doğru olduğu, aksi yöndeki davacı iddiasının sabit olmadığı gözetilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, ek emeklilik bağlanması işlemlerinde davacının yaş tashihinden önceki doğum tarihi olan 01.05.1959 tarihinin esas alınması ile eksik ödendiği iddia edilen miktarın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/647, K. 2024/1496, T. 07.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-647-e-2024-1496-k-457b0e32cc55