Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6305 E. 2024/6219 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6305
Karar No
2024/6219
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/955 E., 2022/650 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/95 E., 2021/45 K. Taraflar arasındaki tescil, terditli olarak (2/B) hak sahibi olduğunun tespiti ile bu tespitin beyanlar hanesine işlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Ulupınar köyü Çıralı Mahallesinde PIV nolu 2 nci madde parseli yani OS 34-OS 2015- OS 35 poligonu içinde 2/B vasfında 397 parsel dışında bulunan, doğusu takriben 498,50 m2'lik yer ve bitişik Ulupınar Deresi (Hayıt Çayı), kuzeyi ... kullanımındaki yer, güneyi ... kullanımındaki yer, batısı yol olan takriben 827.50-1000 m2 miktarındaki taşınmazın müvekkiline ait ve kullanımında olduğunu, 15.10.1961 tarihinden önce orman vasfını yitirmiş olduğu, toprak ve su rejimine zarar vermediği, orman bütünlüğünü bozmadığı görülerek 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 nci maddesi ve orman sınırları dışına çıkarılacak yerler hakkındaki tüzüğün 10 uncu maddesine göre Kıbrıslı ... ... oğlu ...'ın ibraz etmiş olduğu 137 cilt, 7 sahife, 40 noda kayıtlı 19.07.1950 tarihli tapusu ve Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 947/441 Esas, 950/315 Karar sayılı ilamı gereğince ... adına tarla olarak orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verildiğini, davacının bu yeri ...'ın varisi olan ......'tan satın alıp 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız kullandığını, Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/287 Esas sayılı dosyasından yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda verilen kararın Yargıtay tarafından bozulması nedeniyle 2016/32 Esas numarasını alarak karara çıkan dosyada alınan bilirkişi raporlarında orman sınırları dışına çıkarılmış yer olduğunu, 397 parsel içinde kalmadığının belirlendiğini, Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 1994/1085 E., 2002/16 E. Sayılı kararının sadece bu davada taraf olan kişileri bağladığını, davacı yönünden herhangi bir kesin hüküm olmadığını belirterek, 2/B vasfında 397 parsel dışında bulunan dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğunun tespiti ile davacı adına tapuya tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde davacının 2/B hak sahibi olduğunun tespiti ile bu tespitin 397 parsele ait tapu kaydının beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 875,67 m2 yüzölçümündeki taşınmazın bulunduğu yerin 766 sayılı Tapulama Kanunu kapsamında yapılan çalışmalarda tespit harici olarak bırakılan yerlerden olduğu, taşınmazın 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) kapsamında yapılmış orman tahdidinde orman sayılan alanlar içerisinde tahdit edildiği, 04.02.1980 tarihinde askı suretiyle ilan edilen ve 04.02.1981 tarihinde kesinleşen 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında yapılmış çalışmalarda 15.10.1961 tarihinden önce orman özelliklerini tam olarak kaybettiği belirtilerek 6831 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan P.IV parsel sayılı blok 2 nci madde parseli içerisinde kaldığı, 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılmış orman kadastro çalışmalarında durumunda değişiklik olmadığı, 2 inci madde ile orman sınırları dışına çıkarılmış P.IV parsel sayılı 2 nci madde parseli içinde kaldığı, 4999 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi kapsamında yapılmış fenni hataların düzeltilmesi çalışması sonunda dava konusu taşınmazın tamamının P.IV nolu 2 nci madde parseli içinde kaldığı, Kemer Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/216 esas, 2008/84 karar sayılı kararıyla 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun kapsamındaki 137 ada 307 parsel ile ilgili işlemleri iptal etmiş olması nedeniyle dava konusu taşınmazın ormana bitişik hale gelmiş olduğu, mahkeme kararının orman idaresi tarafından uygulanmış olduğu, Kemer Kadastro Mahkemesi'nin 1994/1085 esas, 2002/16 karar sayılı kararı ile 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılmış 2/B madde uygulamalarının iptal edildiği, P.IV sayılı blok 2/B parseli içinde kalan dava konusu taşınmazın ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılan çalışmalarla orman sınırları dışına çıkarılan P.IV nolu parselin ise 2 nci madde parseli olması nedeniyle Kemer Kadastro Mahkemesi'nin 1994/1085 esas, 2002/16 karar sayılı kararı kapsamı dışında olduğunun anlaşıldığı, 6831 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamındaki taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı gibi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi kapsamında kullanım kadastrosuna ve güncelleme çalışmasına konu olmadığından 2/B hak sahipliği sağlayacak şekilde şerh konulmasının da mümkün bulunmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, dava konusu taşınmazın orman olmadığını, kesin olarak karara bağlanan IV nolu 2 nci madde parseli içinde bulunduğunu, taşınmazın kullanım kadastrosu ve güncelleme çalışması yapılırken müvekkili adına 2/B satışının yapılması gerektiğini, müvekkilinin bu yeri ...'ın varisi ...'tan satın aldığını ve 20 yılı aşkın süredir nizasız, fasılasız zilyet olarak kullandığını, bilirkişi raporunda taşınmazın P.IV numaralı 2 nci madde parseli ve 2/B vasfında olduğunun da kesin olarak tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın memleket haritaları, eski tarihli hava fotoğrafları, uydu görüntüleri ve keşifte elde edilen veriler ile 1981 yılında kesinleşmiş 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarda orman sınırları dışına çıkarılmış olması nedeni ile orman sayılmayan yerlerden olduğunun sabit olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6305, K. 2024/6219, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-6305-e-2024-6219-k-e6f4928db728