Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6285 E. 2024/5410 K.
Konu: Kesinleşen Tahdide Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6285
- Karar No
- 2024/5410
- Karar Tarihi
- Konu
- Kesinleşen Tahdide Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili 23.01.2020 havale tarihli dava dilekçesiyle; tapuda davalı adına tarla vasfıyla kayıtlı bulunan Isparta ili Merkez ilçesi ... Köyünde kain 3452 ve 3291 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, anılan kısımların tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu 3452 parselin 874,59, 3291 parselin ise 8,13 metrekarelik kısımlarının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3452 parsel sayılı taşınmazın 06.07.2020 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen 874,59 m2'lik kısmının ve yine dava konusu 3291 parsel sayılı taşınmazın aynı bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 8,13 m2'lik kısmının davalı adına kayıtlı tapularının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; iş bu karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dosya içerisinde bulunan fen ve orman bilirkişisi raporlarına göre dava konusu olan parsellerin (B) ile gösterilen kısımlarının orman olduğu ve tahdit sınırları içerisinde kaldığının bildirildiği, buna göre davaya konu taşınmazların ilgili kısımlarının kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarına göre orman alanı içinde kaldığının belirlendiği, kesinleşmiş orman sınırlaması bulunan yerlerde, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle orman kadastro harita ve tutanaklarının zemine uygulanması ile tespit edileceği, orman kadastro çalışmalarına açılmış bir itiraz davası da olmadığı, buna göre fen ve orman bilirkişisinin koordinat değerleri ile birlikte krokiyi rapor ekinde sundukları, istinaf dilekçesinde hangi koordinat hesaplamasına itiraz edildiğine dair bir beyan olmadığı gibi 18.11.2020 tarihli celsede rapora itiraz da edilmediği, dava dilekçesi içeriğinde bir m² yazılı değil ise de ekli krokide belirtilen alan için dava açıldığı ve ekli krokide belirtilen alanların kabul edilenden fazla yüzölçümüne ilişkin olduğu, hal böyle olunca mahkemece davanın kısmen kabulünde bir usulsüzlük bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1969 yılında seri bazda yapılıp ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.