Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6262 E. 2023/4085 K. – Kullanım Kadastr
Konu: Kullanım Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6262
- Karar No
- 2023/4085
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanım Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1061 E., 2021/1511 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/53 E., 2021/194 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... ve ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kullanım kadastrosu sırasında ... ili ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 14110 ada 16 parsel sayılı 2.207,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1997 yılından beri ...’nın kullanımında olup üzerindeki ev ve seranın kendisine ait olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile, 14110 ada 17 parsel sayılı 5.083,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1997 yılından beri ... ’nın kullanımında olup üzerindeki iki adet ev ve iki adet seranın kendisine ait olduğu, 14110 ada 18 parsel sayılı 2.629,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1995 yılından beri ...’nın kullanımında olup üzerindeki evin kendisine ait olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. 2.Davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli 14110 ada 16 nolu parselin kendi adına olan zilyetliğinin 5400,00m² alan olduğunu içerisinde ev ve serasının bulunduğunu, 207 m2 sinin ... adına, 29 m2 sinin de ... adına yazıldığını ileri sürerek adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazda 6292 sayılı Kanuna eklenen Geçici 5 inci madde kapsamında kadastro çalışmaları yapıldığını, davacının bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle zilyet veya fiili kullanıcı olduğunu ispatlaması gerektiğini, bu nedenle davacının Hazineye yöneltilen davada davacının iddialarının araştırılmasını arz ve talep etmiştir. 2.Davalı ... 22.12.2020 tarihli dilekçesinde; çekişmeli 14110 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 29 meterekarelik kısmı yönünden davayı kabul etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı adına kullanım şerhi verilen 14110 ada 17 parsel ile 18 parsel ve yine 17 parsel ile 16 parsel arasında parselleri birbirinden ayıran sabit bir sınırın olmadığı, davacı tarafından 22/09/2020 tarihli celsede ibraz edilen krokinin koordinatsız oluşu veya sabit noktanın bulunmaması nedeniyle dava konusu yere uygulanamadığı, yine davacı vekili tarafından talep edilen ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/1304-1241 değişik iş dosyasının Seka'ya gönderilmiş olduğu bildirildiğinden getirtilemediği, davacı vekili tarafından sunulan değişik iş dosyasına ait krokinin uygulanabilmesi ve davalı ... tarafından 22/12/2020 tarihli dilekçede 29 m²'lik kısım yönünden davayı kabul etmesi sebebiyle harita bilirkişisinden ek rapor aldırıldığı, değişik iş dosyasındaki raporda koordinat veya sabit nokta bulunmaması sebebiyle uygulama kabiliyetinin bulunmadığının belirlendiği, keşifte davacı tarafça hazır edilmeyen ve 19/01/2021 tarihli 3. Celsede davacı vekilinin talebi üzerine dava konusu yeri taraflara devir ettiği iddia olunan tanığın hazır edilmesi üzerine dinlenildiği, tanık beyanının davacı tarafından sunulan kroki ile uyumlu olduğu fakat dava konusu 14110 ada 16, 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların toplam yüzölçümlerinin 9920,01 m² olduğu, krokideki toplam yüz ölçümünün ise 10000 m² olduğu, istinaf ortadan kaldırma kararı öncesinde icra edilen keşifte davacı tarafından 18 parselden 130,91 m², 16 parselden 141,03 m² gösterildiği, istinaf ortadan kaldırma kararı sonrası icra edilen keşifte davacı tarafından 18 parselden 107,13 m², 16 parselden ise 107.40 m² gösterildiği, davacının dahi kullanım yerlerinin net olarak bilemediği ve dava dilekçesindeki anlatımı ve keşifte gösterilen kısımların yüz ölçümlerinin farklı olduğu, keşifte dinlenilen tespit bilirkişilerinin taşınmazlar arasındaki kullanım sınırlarını bilmedikleri, Yerel bilirkişi olarak dinlenilen ...'in ise mahkememize gösterdiği 16 ile 17 parsel arasında sınırın(... direk) davalı ... tarafından gösterilen sınır ile aynı olduğu, yerel bilirkişinin 17 ile 18 parsel arasındaki sınırı tam olarak bilmediği netice olarak davacının davasını ispat edemediği, davalı ...'nın 29 m² lik kısım yönünden davayı kabul ettiği" gerekçesiyle davacının Tapu Kadastro Müdürlüğü'ne yönelik davasının pasif husumet yokluğundan reddine, ...'ya yönelik davasının sübut bulmadığından reddine, ...'ya yönelik davasının 29 m² lik kısım yönünden kabul nedeniyle kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, çekişmeli 14110 ada 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespitleri ve 27.12.2017 tarihli kadastro komisyon kararları gereğince beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazların tespit gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 14110 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve 27.12.2017 tarihli kadastro komisyon kararı gereğince yapılan tespitin iptaline, çekişmeli taşınmazın tespit tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (J) bendi kapsamında Maliye Hazinesi adına Orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parselin harita bilirkişisi ...'nin 25.03.2021 tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 29.00 m² lik kısım ...'nın kullanımındadır. Aynı raporda B harfi ile gösterilen 2600.07 m²'lik kısım ...'nın kullanımında olup üzerindeki ev kendisine aittir." ibarelerinin yazılması suretiyle taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosyaya ibraz edilen krokinin bilirkişi tarafından hatalı değerlendirildiğini, krokinin müvekkiline ait 17 parsel ile birlikte ... adına yazılan 16 parseli kapsadığını, taşınmazın zilyetliğinin ... 'tan devralındığını, ...'ın tanık olarak alınan beyanından sonra yeniden keşif yapılması gerektiğini, müvekkilinin kendisine ait seranın pencerelerinin açılması için serayı bir metre içeri çekerek kendi taşınmazı sınırlarında kalmasını sağladığını, ... ile olan sınırdaki boşluğun bundan kaynaklandığını, eksik araştırma ile karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun, 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (5831 sayılı Kanun ) 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesine Naim Samlı'nın kullanıcı olarak yazılmasının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 3402 sayılı Kanun, 5831 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.