Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6169 E. 2024/3671 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6169
- Karar No
- 2024/3671
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2008/126 E., 2018/23 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Andırın ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 13 ada 21 parsel numaralı taşınmaz 133 ada 31 parsel sayılı taşınmaz tapu ve vergi kaydına dayalı olarak ... mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile tespite itiraz etmiştir. Mahkemece davanın reddine taşınmazın tespit gibi tesciline ilişkin karar verilmiş, davacı Hazinenin temyizi üzerine (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince davalı tarafın tutunduğu kök tapu kaydı ile ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının ilk oluştuğu günden itibaren getirtilip uygulanması gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda (B) harfi ile gösterilen kısmının tarımsal kullanım bakımından, imar ihya yönünden ve evveliyatı itibariyle zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğu, (A) harfi ile gösterilen kısmının ise tarımsal kullanım bakımından, imar ihya yönünden ve evveliyatı itibariyle zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü madde gereği zilyetlikle kazanmanın koşulları davalı ve halefleri lehine oluşmuş olduğu anlaşıldığı ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı gerekçesi ile davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu Kahramanmaraş ili Andırın ilçesi ... Köyü (... mevkiinde) 133 ada 21 parsel numaralı taşınmazın; 26.02.2018 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 77.149,20 m2 lik kısmın ... mirasçıları adlarına, 133 ada 21 parsel numaralı taşınmazın; 26.02.2018 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 385,60 m2 lik kısmın Hazine adına taşlık ve çalılık vasıf ve mahiyetinde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Tüm dosya incelendiğinde dava konusu taşınmazın karar tarihinden sonra 2022 yılında 22/2-a çalışmasına tabi tutulduğu ve yüzölçümünün 7.138 metrekare olarak belirlendiği görülmüştür. O halde Mahkemece yapılması gereken, uygulama kadastrosu ile belirlenen yüzölçümünün değerlendirilmesi; eğer uygulama kadastrosuna yönelik itiraz yoksa, oluşan yeni yüzölçümü ve sınırlara göre, ifraz edilen ve davalı adına tescil edilen kısımların yeniden belirlenerek infaza elverişli bir biçimde hüküm kurulması olmalıdır. Karar tarihinden sonra meydana gelen, hükmün infazında tereddüt oluşturacak bu hususun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden, açıklanan sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.