Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6069 E. 2024/6022 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6069
- Karar No
- 2024/6022
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/396 E., 2022/703 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Mesudiye Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/76 E., 2022/2 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Ordu ili Mesudiye ilçesi Darıcabaşı Mahallesi çalışma alanında bulunan 103 ada 2 parsel sayılı 5.775.862,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına kayıtlıdır. Taşınmazın bulunduğu yörede, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 15.03.2011 ile 13.04.2011 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sırasında 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman niteliği tespit ve tescil edilmiş, sonrasında 06.12.2017 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları sonucunda çekişmeli taşınmaz 103 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 nolu parsellere ifraz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilen dava konusu Ordu ili Mesudiye ilçesi Darıcabaşı Mahallesinde bulunan 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesinde sınırları bildirilen bölümünün orman olmayıp tarım arazisi vasfı taşıdığını, çekişmeli kısmın müvekkili tarafından fındık bahçesi olarak kullanıldığı halde, kadastro tespiti sırasında hatalı olarak orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın sınırları keşif esnasında gösterilecek olan bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İdaresi vekili ile Hazine temsilcisi davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "uzman orman bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmaz bölümünün 1954 yılı hava fotoğrafında ağaç, ağaçcık ve çalılıklarla kaplı olduğu, dava konusu taşınmazın 103 ada 2 parselde kayıtlı devlet orman parseli içinde kaldığı, aralarında doğal ve suni herhangi bir ayırıcı unsur olmadığı, birbirlerinin devamı durumunda olduğu, orman bütünlüğü bozucu karakterde olduğu, arazi meylinin %15 ten çok fazla olduğu dikkate alındığında su ve toprak karakteri taşıdığı, 6831 sayılı Orman Yasası'nın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "uzman bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmiş olması ve orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının hukuken mümkün bulunmamasına göre mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.