Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6051 E. 2025/826 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6051
Karar No
2025/826
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/632 E., 2022/715 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/49 E., 2021/137 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; Ordu ili İkizce ilçesi ... Mahallesi 115 ada 4, 155 ada 3, 153 ada 2, 155 ada 2, 115 ada 7, 115 ada 2, 154 ada 1, 115 ada 3, 115 ada 1, 122 ada 1, 153 ada 1, 115 ada 1 ve 115 ada 8 parsel sayılı taşınmazların bitişiklerinde bulunan bir kısım arazilerin kadastro çalışmaları sırasında orman vasfıyla Hazine adına tespit gördüğünü, ancak taşınmazların zilyetliğinin geçmişten bu yana kendilerinde olduğunu, taşınmazların bir kısmının fındık bahçesi niteliğinde olduğunu beyan ederek, bu taşınmazlarda tapuları kendilerine verilmeyen yaklaşık 137,3 dönümlük fındık bahçesi vasfındaki kısımların Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile iptal edilen bu kısımların adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı Hazine vekili cevabında; yapılan tespitin usul ve kanuna uygun olduğunu, davaya konu taşınmazların orman niteliği taşıdığını, taşınmazların evveliyatına bakıldığında orman vasfında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazların her ne kadar orman bitki örtüsü bulunmasa da üzerindeki bitki örtüsü kaldırılsa bile orman, salt toprağı ile orman sayıldığından, eski tarihli memleket haritasında, hava fotoğrafında orman alanları olduğundan, 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerlerden olduğu, 4785 sayılı Kanuna göre devletleştirilen orman alanlarından olduğu, 5658 sayılı Kanunla iadeye tabi olmadığı, 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman sayılan yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazların evveliyatında orman vasfında olduğu ve orman vasfındaki alanlar yönünden zilyetlikle kazanmanın mümkün olmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ilk derece mahkemesince kaldırma sonrası yapılan keşif sonucunda bir uzman orman bilirkişi ve iki harita bilirkişiden oluşan üç kişilik kurul tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına, orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının hukuken mümkün bulunmamasına, istinaf dilekçesi ekinde sunulan raporun ziraat bilirkişiye ait olduğunun anlaşılmasına göre, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6051, K. 2025/826, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-6051-e-2025-826-k-8bac2cb58bd0