Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5743 E. 2024/6322 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5743
- Karar No
- 2024/6322
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/14 E., 2021/69 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava; kadastro tespitine itiraz davasıdır. Davacı ... İdaresi; kadastro sırasında Trabzon ili ... ilçesi ... Beldesi ... Mahallesi 250 ada 33-34-35 parsel sayılı taşınmazların, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adına tespit edildiğini, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 11.03.2016 tarihli ve 2011/227 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararıyla; dava konusu Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 256 ada 33, 34, 35 numaralı parsellerin bir kısmının tarımsal amaçlı olarak kullanıldığı, bir kısmının da ağaçlık vasfında olduğu, ağaçlık alanlar yönünden Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereği zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığı, zirai amaçlı kullanılan alanların ise Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereği zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Karar Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve 2020/8708 Esas, 2020/5126 Karar sayılı ilamıyla, temyize konu 250 ada 33 ve 35 nolu parsellerin tespit maliklerinden ...'nun ölü olduğu, tüm mirasçılarının davaya dahil edildiği; ancak, mirasçılarından davalı ...'nun birleşen dosyada davalı olarak gösterildiği halde, dosyanın karar başlığında gösterilmediği ve birleşen dava yönünden de bir karar verilmediği, Mahkemece bu hususun gözetilmeden esasa girilerek hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 256 ada 33, 34, 35 numaralı parseller üzerinde davalı dayanağı tapu kayıtlarının tedavülleriyle birlikte celp edildiği, icra edilen keşifte hudutları itibarıyla dava konusu parselleri kapsamadığı, dava konusu taşınmazların keşif mahallinde yapılan incelemede bir kısmının tarımsal amaçlı olarak kullanıldığı, bir kısmının da ağaçlık vasfında olduğu ve ağaçlık olan araziler üzerinde 20 yılı aşkın süredir tarımsal amaçlı herhangi bir zilyetliklerinin olmadığı gözlemlenmiştir. Her ne kadar orman bilirkişinin raporunda dava konusu alanların orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilse de dava konusu taşınmazlar üzerinde ağaçlık alanlar yönünden Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereği zilyetlikle kazanım şartları oluşmadığı, zirai amaçlı kullanılan alanların Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereği zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu, ancak ağaçlık vasfında olan alanlar için ise zilyetlik şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından 13.07.2010 tarihli orman bilirkişi raporunda taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilmiş olduğu ve davanın kabulüne karar verildiği, taşınmazların fiilen de orman olduğu, 2015 tarihli bilirkişi raporunu kabul etmedikleri, Yargıtay'ın tapu kayıtlarının tüm tedavülleriyle temin edilmesi ve tapunun mahalline uyup uymadığının tespiti gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmuş olduğu, bu haliyle daha önceden orman niteliğinin kesinleştiği iddiasıyla temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.