Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/569 E. 2024/7501 K. – Kadastro Tespitin

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/569
Karar No
2024/7501
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/88 E., 2021/84 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Bursa ili Keles ilçesi Dağdemirciler mahallesinde 2007 yılında yapılan kadastro çalışmasında 101 ada 178 parsel, 03/01/1991 tarih 41 cilt, 26 sahife 1 sıra numaralı 7000 m2 miktarlı tapu kaydının mevkii ve hudut itibari ile bu taşınmaza uyduğu gerekçesiyle 33.611,38 m2 ve tarla vasfıyla ... adına 21.12.2006 tarihinde tespit edilmiş ve 05.06.2007 ile 06.07.2007 tarihinde askı ilanına çıkarılmıştır. Dağdemirciler köyünde orman kadastrosu 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişiklikleriyle birlikte yapılmış, 14.12.1990 tarihinde ilana çıkarılmış ve 14.06.1990 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı Hazine vekili Keles (Kapatılan) Kadastro Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Bursa ili Keles ilçesi Dağdemirciler mahallesinin kadastro çalışmalarının Osmangazi Kadastro Müdürlüğünce yapıldığı ve 05.06.2007 tarihinde askı ilanına çıkarıldığını, yapılan tespitte davalıların murisine ait 101 ada 178 parselde kayıtlı 33.611,38 m2 taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerekirken davalıların murisi ... adına tescil edildiğini, bu nedenle yapılan kadastro tespitine itiraz ettiklerini belirterek, Dağdemirciler mahallesi 101 ada 178 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair verdiği önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından özetle; "...hükme esas 22.04.2013 havale tarihli fen ve orman bilirkişi tarafından ortak olarak düzenlenen rapor ekinde taşınmazın hava fotoğrafındaki konumunun gösterilmediği, 2008 yılında yapılan keşif sonrasında ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen 14.07.2008 tarihli raporundaki tespitler ile 2013 yılında yapılan keşif sonrasında düzenlenen 25.04.2013 tarihli ziraat bilirkişi raporundaki tespitler arasında çelişki bulunduğu, dava konusu taşınmazın kadastro tespitine esas tapu kaydının, ilk oluşumundan itibaren denetlemeye elverişli, birbirini takip eden tüm gittileri getirtilmediği ve dayanılan tapu kaydının mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamının kesin olarak belirlenmediği, tapu kaydının ihdasından itibaren tüm tedavülleri okunmak suretiyle kayıtların birbirini hudut gösterip göstermediği hususunun üzerinde durulmadığı, mahkemece yapılan tapu uygulamasının ve alınan orman bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığı ve dosyada yer alan ziraat bilirkişi raporlarının birbirleri ile çelişmekte olduğu, çelişki giderilmeden karar verildiği, davalıların dayandığı dava konusu taşınmazın tespitine esas 03.01.1991 tarih 1 sıra nolu tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilmesi, tespite dayanak tapu kaydının 3402 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi gereğince yerine uygulanması, sınırların zeminde mahalli bilirkişi yardımıyla tek tek bulunarak, fen bilirkişi krokisi üzerine yazılarak, keşfi izleme olanağının sağlanması, sınırların doğruluğunun komşu parsel malikleri ile bağ kurularak, şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, varsa zilyetlik tanıklarının taşınmaz başında dinlenmesi, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının ilgili yerlerden getirtilmesi, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, taşınmazın 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması bakımından üç orman bilirkişi, bir harita mühendisi veya fen bilirkişi, bir ziraat mühendisi ve mahalli bilirkişi marifetiyle keşif yapılması ve oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerektiği gerektiği" gerekçesi ile bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "uygulanan 7000 m2 miktarlı tapu kaydının orman kadastrosu sınırları değerlendirerek (A) harfi ile gösterildiği, yine (B) harfi ile gösterilen kısmın belirlendiği, davacı taşınmazına uygulanan tapu kaydı sınırlarının belirli olduğu, kadim yol ve diğer tapulu taşınmaz sınırları değerlendirildiğinde tapu kapsamının (A) ile gösterilen bölüm olması gerektiği, buna göre yapılan orman ve tarım toprağı değerlendirilmesi de göz önüne alındığında bu bölümün davalı adına tescilinin gerektiği, (B) ile gösterilen bölümün her ne kadar mahalli bilirkişilerin göstermesi ile davalı Bahri tarafından kullanıldığı bildirilmiş ve orman ve tarım bilirkişi raporlarında da tarım toprağı olarak belirlendiği, uygulanan tapu kapsamı değerlendirildiğinde ve sınırının orman olarak belirsiz sınır olması ve yapılan tespitlerde her ne kadar orman niteliğinde bulunmadığı mütalaa edilmiş ise de, üzerinde yaşlı meşe ağaçlarının bulunması birlikte değerlendirildiğinde buranın imar ihya ve zilyetlik ile kazanımının mümkün olmadığı" gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kısmen kabul kısmen reddi ile Bursa ili Keles ilçesi Dağdemirciler Mahallesi, 101 ada 178 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi H.U.U.nun 17.09.2021 tarihli ek raporunda (A) ile gösterilen 13.125,60 m2'lik alanın mevcut parsel olarak gösterilen alan ve sınırlar ile birlikte, diğer kayıtlar aynen kalarak tespit ve tesciline, (B) ile gösterilen 20.485,79 m2 alanın ayrılarak yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle tutanaktaki aynı içerikle Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, Orman bilirkişisince dava konusu taşınmazın orman olup olmadığının net olarak tespit edilmediğini, davalıların bozma ilamında aranılan şekilde zilyetliklerini ispat edemediklerini, dava konusu taşınmazların komşu parsellerine ilişkin değerlendirme yapılmadığını, davalılar tarafından sunulan tapu kayıtlarının sınırlarının net olarak tespit edilmediğini, taşınmazın evveliyatının orman olduğuna ilişkin yeterli araştırma yapılmadığını ilerisi sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/569, K. 2024/7501, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-569-e-2024-7501-k-d49994b01e6d