Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5432 E. 2025/4941 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5432
Karar No
2025/4941
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/90 E., 2021/33 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... köyü 124 ada 3 ve 125 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 7.094,08 m² ve 12.598,06 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tarla niteliği ile davalı adına tesbit edilmiştir. Davacılar, taşınmazların kendilerine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü 124 ada 3 parsel ve 125 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı ... adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.07.2011 tarihli ve 2011/9462-9304 Esas-Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “Yapılan incelemede, davacı tarafın birden fazla parsele karşı açtığı davada, mahkemece ayırma kararı verildikten sonra temyize konu dosya bakımından yapılan tensip ara kararı ile keşif günü belirlendiği ve tensip ile verilen bu keşif ara kararından davacı tarafın haberdar edilmediği gözlenmiştir. İddiasını ispat ile yükümlü bulunan davacıya ayırma kararından sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 28. maddesi hükmüne göre düzenlenen davetiye tebliğ edilmemiş, mahkemece davacı tarafa delilleri sorulup saptanmadığı gibi tensip ile alınan keşif ara kararından da haberdar edilmemiştir. Oysa; mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 28. maddesi hükmüne uygun biçimde meşruhatlı davetiye ile davacı taraftan tüm delillerinin istenmesi ve tarafların gösterdiği ve mahkemece toplanmasında lüzum görülen deliller toplandıktan sonra dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra keşif yapılması gerekmektedir” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı ... lehine zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5432, K. 2025/4941, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-5432-e-2025-4941-k-0c3585d4675a