Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5188 E. 2024/5775 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5188
Karar No
2024/5775
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1484 E., 2022/603 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/58 E., 2021/11 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraza yönelik açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile karar kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili 05.12.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Çanakkale ili ... ilçesi ... Köyünde ...'nün 16.02.2018 tarihinde köy çalışma alanı sınırları içindeki 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'na 6495 sayılı Kanun'la eklenen Ek-5 inci maddesi kapsamında orman kadastrosu yapılmış ormanlarda ve tapuda hükmen edinimiyle orman niteliği ile Hazine adına tescili olan parsellerde 2/B uygulaması ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırı dışında kalan alanların orman kadastrosu ile bu yerlerde 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulaması çalışmaları yapıldığını, sonuçlarını 05/11/2018 tarihinde ilan ettiğini, ... 101 ada 1 parsel içindeki çeşitli alanları Hazine adına orman sınırı dışına çıkararak belirlediği şagilleri ile birlikte ilan ettiğini, yine 101 ada 1 parsel içinde davacıya ait 70 sayılı parselin batı tarafında üzerinde zeytin ağaçları bulunan yaklaşık 9.000 metrekare büyüklüğündeki alanın Komisyona yapılan başvuruya rağmen değerlendirmeye alınmadığını, hakkında orman dışına çıkarılıp çıkarılmayacağına dair bir karar verilmediğini, yaklaşık 9.000 metrekare büyüklüğündeki 31.12.1981 tarihinden önce ilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybeden ve 1975 yılından beri davacı tarafından tarım arazisi olarak kullanılan alanda 2/B uygulama çalışması yapılarak bu alanın orman alanı dışına çıkarılarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, 22.09.2020 tarihli raporda kırmızı hat ile gösterilen 8933.61m2'lik yerin orman alanı dışına çıkartılarak bu şekilde Hazine adına tespit ve tesciline, beyanlar hanesine de kullanıcısı olarak "davacı ...'un adının şerh edilmesine, (kaydedilmesine)" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesince; "Orman Tahdidi içinde bulunan taşınmazların, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması isteğiyle Orman İdaresini zorlayıcı nitelikte davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, orman kadastrosu yapma ve orman rejimi dışına çıkarma yetkisinin Orman Kadastro Komisyonlarına ait olduğu, kaldı ki öncesi Devlet Ormanı olan bir yerin 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılabileceği, yalnız özel ormanların tapu sahipleri adlarına orman sınırları dışına çıkartılabileceği, yine somut olayda dava dilekçesinin içeriği ve 2/B uygulamasının askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesi’nde dava açılması karşısında davanın; 101 ada 1 sayılı orman parseli içinde kalan taşınmaz bölümünün 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılıp Hazine adına tapuya tescil edilmesi istemine ilişkin olup davacı tarafın çekişmeli yerlerin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiğini ileri sürmesine göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiğinden, istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne karar verilerek hüküm kaldırılarak davanın reddine" karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından; "Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin kararına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata yapılmıştır. Zira, Orman tahdidi içinde bulunan taşınmazların, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması isteğiyle Orman İdaresini zorlayıcı nitelikte davanın dinlenme olanağının bulunmamaktadır. Ancak, böyle bir durumda Komisyon tarafından yapılan hataların, keyfiliklerin ve iş emri dışındaki hareketlerinin de denetleme imkanı kalmamaktadır. Bu durumda, vatandaşın yapılan hiç bir işleme itiraz imkanı kalmamakta ve verilen itiraz hakkı anlamsız hale gelmektedir. Mahkemelerin itirazlar üzerine, üstüne düşen denetleme görevini yapmaması, hak sahibi durumundaki vatandaşlar için mağduriyete sebep olacaktır. Bu sebeplerle kararın bozulması gerektiği " iddiasıyla temyiz edilmiştir. Tüm dosya bilgi ve belgeleri incelendiğinde; davanın, çekişmeli taşınmazın orman içinde bırakıldığı ancak 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğinden 2/B uygulama çalışması yapılarak bu alanın orman alanı dışına çıkarılarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi iddiasına dayalı 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Orman Tahdidi içinde bulunan taşınmazların, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması isteğiyle Orman İdaresini zorlayıcı nitelikte davanın dinlenme olanağının bulunmadığı kuşkusuzdur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5188, K. 2024/5775, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-5188-e-2024-5775-k-d7eeac89e2c7