Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/493 E. 2024/5169 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/493
- Karar No
- 2024/5169
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki orman sınırlamasına itiraz, kesinleşmiş 2/B alanında kalan taşınmazların tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Samsun Kadastro Mahkemesinin 2001/102 sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... köyü 5339 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazların yörede 30.12.1998 tarihinde ilk kez yapılan ve 02.07.2000- 21.01.2001 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosu sırasında öncesi tamamen orman dışında olmasına rağmen kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak orman alanı içinde bırakıldığını ileri sürerek, söz konusu işlemin iptali ile taşınmazların tamamının orman alanı dışına alınmasını talep etmiş ve Orman İdaresi ve Hazine vekilleri 19.11.2001 tarihli dilekçeleri ile taşınmazların evveliyatının orman olduğunu belirterek taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tesciline, nitelik yitirdiklerinin belirlenmesi halinde ise, tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya müdahil olmuşlardır. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; ".. müdahil Hazine ve Orman Bakanlığının davasının süre yönünden reddine, dosyanın görevli yetkili Samsun Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, orman tahdidi ve 2/B uygulamasının iptaline, 5339 ada 1 ve 3 sayılı parsellerin zeminde oluşturulan müşterek krokide 8 parsel (B1) ile işaretli 449.21 m2 tapuda olduğu gibi, ... üzerinde bırakılmasına, 15 parselin (B2) ile işaretli 19.36 m2 ve 15 parselin (B1) ile işaretli 277 m2 alanların tapu malikleri üzerinde bırakılmasına, 15 parselin (B1) ile gösterilen 277 m2'lik kısmının tahdit dışına alınmasına, 9 parselin (B2) ile işaretli 29.81 m2'lik alan tahdit dışına alınmasına ve tapuda olduğu gibi tapu maliki ... üzerinde bırakılmasına, 10 parsel (B1) ile işaretli 390.88 m2'lik kısmın orman tahdidi dışına alınmasına ve tapu maliki ... üzerinde bırakılmasına, (B1) ile gösterilen 53.04 m2'lik yerin tahdit dışına alınmasına ve krokide olduğu gibi yol olarak sınırlandırılmasına, 5339 ada 1 parsel imarla 8 parsel (B1), 15 parsel (B1), 9 parsel (B2), 10 parsel (B1), yol (B1) ve 9 parsel (B3) ile gösterilen alanlar yönünden aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine, müdahil Hazine ve Orman İdaresinin, müdahale davası yönünden Mahkemenin görevsizliğine" karar verilmiş; hükmün müdahiller Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2008/3504 Esas, 2008/6844 Karar sayılı ilamıyla onararak kesinleşmiş ve görevsizlik kararına istinaden dava dosyası, müdahiller Hazine ve Orman İdaresinin davası yönünden Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, orman sınırlamasına itiraz davası, kesinleşmiş 2/B alanında kalan taşınmazın tapu iptali ve tescili davasına dönüşmüştür. İl Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen davanın reddine dair ilk karar, müdahil Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.04.2011 tarihli ve 2011/2628 - 4144 Esas, Karar sayılı kararı ile " .. eldeki davanın Hazine ve Orman İdaresinin müdahil sıfatı ile açtığı orman sınırlamasına itiraz ile tapu iptali ve tescile ilişkin olduğu, müdahillerin davası yönünden bir karar verilmesi gerekirken, gerçek kişilerin davası yönünden karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu " gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda verilen dava konusu ... köyü 5339 ada 3 nolu parsele yönelik davanın kabulüne, 2/B'lik alan niteliği ile Hazine adına tesciline, 5339 ada 1 nolu parsele yönelik davanın reddine ilişkin ikinci karar, Orman İdaresi, Hazine ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve ...'nın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.02.2013 tarihli ve 2012/10013- 2013/608 Esas, Karar ilamı ile; " ... davanın devamı sırasında yapılan 2. imar uygulaması ile 5339 ada 1 nolu parselden (8B1), (15B1), (15B2) ve (9B2) parsellerin, 3 nolu parselden ise (10B1), (10B2), (10B3) ve (YOLB1) bölümlerin oluştuğu ve 5339 ada 8, 9 ve 15 parseller ile yol (B1) olarak gösterilen bölümlerin dava konusu haline gelmiş olduğu açıklanarak, 5339 ada 8, 9 ve 10 parsellerin tapu kayıtları getirtilerek tapu maliklerinin tam olarak davaya dahil edilmesi, taraf teşkili sonrasında işin esasına girilmesi, daha önce taraflar arasında görülen davada taşınmazların orman olan ve olmayan ve 2/B'lik alanda kalan bölümleri belirlenmiş olduğundan, tapu iptali ve tescil davası yönünden 6292 sayılı Kanun gözönüne alınarak, gerekli işlemlerin yapılması ve düzenlemelerin dava konusu taşınmazların niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde; davacıların 5339 ada 8 ve 9 nolu parsele ilişkin taleplerinin reddine, Orman İdaresinin talebinin reddine, önceki aşamalarda kesinleşen yönlerden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, önceki hükmün aynen geçerliliğine karar verilmiş ve hüküm, asli müdahil Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.04.2015 tarihli ve 2014/8808 Esas, 2015/2545 Karar sayılı ilamıyla; " İlk Derece Mahkemesince, Çevre ve Orman İdaresi (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti bulunmaması gerekçesiyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı açıklandıktan sonra, Hazinenin müdahil sıfatı ile açtığı orman sınırlamasına itiraz ve kesinleşmiş 2/B alanında kalan taşınmazların tapu iptali ve tesciline ilişkin davada gerçek kişilerin orman sınırları içerisinde kalan taşınmazlar bölümlerine ilişkin Kadastro Mahkemesi'nin 2002/102 - 2007/17 sayılı dosyasında verilen karar içeriği de dikkate alınarak müdahil Hazine yönünden bir karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " Bilirkişi ...'ın 12.04.2018 tarihli raporu ile davaya konu taşınmazların yapılan imar uygulamaları ile nihayi olarak 5339 ada 9, 10, 19 ve 20 parsellere revize oldukları, 6292 SY.nın 7. maddesi kapsamında olmaları nedeniyle Hazinece tapu iptali ve tescil talebinde bulunulamayacağı, bu madde kapsamında bulunmadıkları kabul edilse bile Kadastro Mahkemesinin kesinleşen 2001/102 Esas, 2007/17 Karar sayılı kararı ile orman sınırları dışına çıkarılmış olmaları nedeniyle de tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulamayacağı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun'un (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.