Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/459 E. 2024/3661 K.
Konu: Mera Sicil Kaydının İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/459
- Karar No
- 2024/3661
- Karar Tarihi
- Konu
- Mera Sicil Kaydının İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/849 E., 2021/1518 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/564 E., 2019/760 K. Taraflar arasındaki mera sicil kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 28.02.1944 tarihli Resmi Gazete’de ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır. Ankara ili Çubuk ilçesi Tuğla Mahallesinde 4342 sayılı Mera Kanunu (4342 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılan mera tespit, tahdit ve tahsis çalışmaları sırasında M-1 ile gösterilen taşınmazın mera olarak tespit edildiği, 13.02-14.03.2017 arasında askı ilanının yapıldığı, davacı ... İdaresinin 14.03.2017 tarihinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla mera tahsis kararının iptali ve tescil isteğiyle Kadastro Mahkemesinde dava açtığı, görevsizlik kararı üzerine yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam edildiği, davanın devamı sırasında M-1 ile gösterilen taşınmazın 23.10.2017 tarihinde idari yoldan 340 parsel numarasıyla 791.478,44 m2 yüzölçümüyle mera niteliği ile mera özel siciline tescil edildiği, daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2.a maddesi uyarınca yapılıp kesinleşen uygulama kadastrosu sırasında 833.626,24 m2 yüzölçümüyle 101 ada 1 parsel numarasını aldığı anlaşılmaktadır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1943 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen orman tahdidinin bulunduğunu, 4342 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan mera tespit, tahdit ve tahsis çalışmaları sırasında M-1 ile gösterilen taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, ancak anılan taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, üzerinde meşe ağaçlarının bulunduğunu ileri sürerek mera komisyon kararının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescile karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince; "Dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 340 parsel yeni 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 101 ada 1 parsel nolu taşınmazın mera kaydının iptali ile, orman vasfı ile Hazine adına tesciline" karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; eksik incelemeyle yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "Çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş, karar davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvuru gerekçeleriyle temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.