Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4466 E. 2023/1660 K. – Uygulama Kadastr
Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4466
- Karar No
- 2023/1660
- Karar Tarihi
- Konu
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/480 E., 2021/1552 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kamu düzeni nedeni ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine ve mülkiyete ilişkin talep yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davalılar ... ve ... adlarına kayıtlı bulunan eski 102 parsel sayılı 17.456,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 114 ada 35 parsel numarasıyla 17.967,22 m2 yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 101 parsel sayılı 11.440,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, 114 ada 39 parsel numarasıyla 11.627,22 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; murisleri ... adına kayıtlı eski 109 parsel sayılı 10.864,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 114 ada 36 parsel numarasıyla 10.246,90 m2 olarak tespit gördüğünü, taşınmazının yüzölçümünün küçüldüğünü öne sürerek, eski hale getirilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; kendisine ait taşınmazın durumunun elatmanın önlenmesi istemine ilişkin dava dosyasında alınan ilamla belirlendiğini, yenileme çalışmalarının usule uygun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazlar arasında kot farkı bulunduğunu, davacıların murisine ait taşınmazla sınırın önceden beri belirli olduğunu, sınır tespiti çalışmalarında hata bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacının çekişmeli 114 ada 35 parsel malikleri davalı ... ve ...'e karşı açmış olduğu davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu 114 ada 35 nolu ve 114 ada 36 nolu parsellerin uygulama kadastrosu tespitlerinin iptali ile bilirkişi raporunda "A" ile gösterilen 220,43 m2'lik kısmın 114 ada 35 parsel sayılı taşınmazdan alınarak 114 ada 36 parsele eklenmesi suretiyle 114 ada 36 parsel sayılı taşınmazın "10.467,33" m2 olarak, 114 ada 35 parsel sayılı taşınmazın "17.741.79" m2 olarak fen bilirkişi raporunda gösterilen şekli ile tapuya kayıt ve tesciline, 03.06.11.2019 havale tarihli fen bilirkişi Muharrem ...'ın sunmuş olduğu bilirkişi raporunun gerekçeli kararın eki sayılmasına, davacının çekişmeli 114 ada 39 parsel maliki ...'e karşı açmış olduğu dava yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazlar arasında kot farkı bulunduğunu, davacıların murisine ait taşınmazla sınırın önceden beri belirli olduğunu, sınır tespiti çalışmalarında hata bulunmadığını, 1970 yılından itibaren taşınmazın çaplı tasarruf vesikasına uygun olarak kullanıldığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; teknik bilirkişi raporuna göre davaya konu parseller arasında yol bulunduğu, bu yoldan davalıların evine ulaşıldığı, bu yolun önce 1-2 m iken daha sonra davacı parsel aleyhine genişletildiği, bu nedenle tesis kadastrosunda oluşan hatla arada fark oluştuğu, yine ilk tesis kadastrosundaki hatla davacının gösterdiği hattın uyumlu olduğunu, dosya kapsamına göre Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, ancak 39 parselle ilgili dava hakkında görevsizlik kararı verilmiş ise de bu parsel dava konusu edildiğinden uygulama kadastrosuna ilişkin davanın reddine karar verilmemesi ve sicilin açık bırakılması doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kamu düzeni nedeni ile kabulüne; davacının çekişmeli 114 ada 35 parsel malikleri davalı ... ve ...'e karşı açmış olduğu davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu 114 ada 35 nolu ve 114 ada 36 nolu parsellerin uygulama kadastrosu tespitlerinin iptali ile bilirkişi raporunda "A" ile gösterilen 220,43 m2' lik kısmın 114 ada 35 parsel sayılı taşınmazdan alınarak 114 ada 36 parsele eklenmesi suretiyle 114 ada 36 parsel sayılı taşınmazın "10.467,33" m2 olarak, 114 ada 35 parsel sayılı taşınmazın "17.741.79" m2 olarak fen bilirkişi raporunda gösterilen şekli ile tapuya kayıt ve tesciline, 03.06.11.2019 havale tarihli fen bilirkişi ....'ın sunmuş olduğu bilirkişi raporunun gerekçeli kararın eki sayılmasına, davacının çekişmeli 114 ada 39 parsel maliki ...'e karşı açmış olduğu uygulama kadastrosuna ilişkin davanın reddi ile bu parselin tespit gibi tapuya tesciline, mülkiyete ilişkin talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere ilaveten, yenileme çalışmaları sırasında hazır bulunan davacıların taşınmazın sınırını iki kez gösterdiğini ve gösterilen sınıra göre ölçüm yapıldığını, davacının asıl itirazının yüzölçümüne ilişkin olduğunu, oysa ki yenileme çalışmalarının sınıra yönelik uyuşmazlıklara ilişkin olduğunu, azalmanın davaya konu edilmeyen başka taşınmazlardan da kaynaklanabileceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uygulama kadastrosuna itiraz davasında taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.