Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4195 E. 2024/4858 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4195
- Karar No
- 2024/4858
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki 2/B kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Çanakkale ili Ezine ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 1 parsel sayılı 160.442,87 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili; Çanakkale ili Ezine ilçesi ... köyünde 2/B çalışmalarının tamamlanarak sonuçlarının 05.11.2018 tarihinde ilan edildiğini, kadastro çalışması sonucunda 102 ada 1 parsel içerisinde Kırtıllı mevkiinde davacı ve ...'ın işgalinde bulunduğu tespit edilen ve 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiği ve tarım alanına dönüştüğü anlaşılan alanda "..." ismiyle oluşturulan bir parselin orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verildiğini, daha sonra bir düzeltme tutanağı yapılarak anılan parselin tamamı hakkında verilen 2/B uygulamasına dair kararın, bu bölümden enerji nakil hattı geçtiği gerekçesi ile iptal edildiğini, davacının komisyonca oluşturulan "..." numaralı parselin batısındaki daha önceleri kendisine ait olan yaklaşık 3.000 m2 büyüklüğündeki araziyi uzun yıllardır ekip biçtiğini, tarım arazisi olarak kullandığını, anılan bölgenin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğinin ve tarım alanına dönüştüğünün kadastro çalışmasıyla da sabit olduğunu, söz konusu arazide hiçbir enerji nakil hattı direği olmadığını, enerji nakil hattının söz konusu arazinin batı sınırından geçtiği düşünüldüğünde Komisyonca verilen iptal kararının yerinde olmadığını belirterek, ... köyü 102 ada 1 parsel içerisinde orman sınırları dışına çıkarılan alanda oluşturulan "..." numaralı parsel hakkında daha sonra düzeltme kararı ile anılan parselin bir kısmından enerji nakil hattı geçtiği gerekçesi ile verilen 2/B uygulamasının iptali kararının kaldırılmasına, davacı tarafından uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanılan, 31.12.1981 tarihinden önce ilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybeden, "..." numaralı parselin batısındaki yaklaşık 3.000 m2 büyüklüğündeki arazi hakkında tekrar 2/B uygulama çalışması yapılarak bu alanın orman alanı dışına çıkarılarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili; davanın görev yönünden reddi gerektiği gibi taşınmazların orman vasfında olduğunu, öte yandan idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağını, bu hususta gerçek kişilerin dava açmakta hukuki yararı ve ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davanın görev yönünden reddi gerektiği gibi taşınmazların orman vasfında olduğunu, öte yandan idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağını, bu hususta gerçek kişilerin dava açmakta hukuki yararı ve ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin dava konusu yer ve etrafındaki yerlerin 1974 yılında köylülere verilen yerler olduğunu, 1974 yılından sonra yaklaşık 6 ay yer sahiplerinin kendilerine verilen yerleri kökleyerek açtıklarını ve o zamandan bu yana kadar da davacı ve evveliyatında da babası tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, orman mühendisi bilirkişi ve ziraat mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 18.09.2020 tarihli raporda, arazi eğiminin ortalama % 8 olduğu, dava konusu taşınmazın keşif anında otlakiye ve kışlak olarak kullanıldığı, üzerinde 8 adet zeytin ve 1 adet badem ağacının bulunduğu, dava konusu sahanın eski tarihli hava fotoğraflarında ve memleket haritalarında orman olarak görüldüğü, kesinleşmiş olan orman kadastrosu çalışmalarına göre orman sayılan alanlar içinde yer aldığı ve 102 ada 1 parsel olarak tescil edildiği, eylemli durumda orman bitki örtüsünün bulunmadığı ve tarla olarak kullanıldığı, dava konusu yer tapulu olmadığı için 4785 ve 5658 sayılı kanunlarla ilgisinin olmadığı, yapılan 2/B çalışmalarında dava konusu yerin önce 2/B uygulaması ile "..." olarak orman sınırları dışına çıkartıldığı, ancak parselin içinden enerji nakil hattı geçtiği gerekçesi ile daha sonra iptal edildiği, yapılan ölçümlerde enerji nakil hattının dava konusu yerden geçmediği, ... köyü 102 ada 1 parsel içinde kalan 1193,34 m2 alanı olan dava konusu sahanın 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılması gerektiğinin belirtildiği, mahalli bilirkişi beyanlarının ve bilirkişi raporundaki tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Çanakkale ili Ezine ilçesi ... köyü 102 ada 1 parsel içerisinde yer alan yapılan 2/B çalışmalarında "..." olarak orman sınırları dışarısında bırakılan ancak parselin içerisinden enerji nakil hattı geçtiği gerekçesi ile daha sonra iptal edilen 1193.34 m2'lik yerin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına, kullanıcısının davacı olduğunun şerh edilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, orman tahdidi içinde bulunan taşınmazların, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması isteğiyle Orman İdaresini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, orman kadastrosu yapma ve orman rejimi dışına çıkarma yetkisinin Orman Kadastro Komisyonlarına ait olduğu, kaldı ki öncesi devlet ormanı olan bir yerin 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılabileceği, yalnız özel ormanların tapu sahipleri adlarına orman sınırları dışına çıkartılabileceği, somut olayda dava dilekçesinin içeriği ve 2/B uygulamasının askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesi’nde dava açılması karşısında davanın 102 ada 1 sayılı orman parseli içinde kalan ve 9 nolu düzeltme tutanağı ile de halen orman parseli içinde bırakılan taşınmaz bölümünün 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılması istemine ilişkin olup davacı tarafın çekişmeli bölümün bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiğini ileri sürmesine göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi hükmün yargılama giderlerine ilişkin (3) nolu bendinde peşin harç ve başvurma harçlarının davalılardan tahsiline karar vermek suretiyle harçtan muaf olan davalılar Hazine ve Orman İdaresine dolaylı olarak harç yükletilmesinin dahi isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.