Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3916 E. 2024/5004 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3916
Karar No
2024/5004
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasında Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, vakıf üyeliği sona eren (01.01.1988 - 07.04.2017) davacıya vakıf senedi gereği ödenmesi gereken ek emeklilik aylığının eksik ödendiği ileri sürülerek, ek emeklilik aylığı hesabında 10.01.1961 tarihi yerine vakfa üye olduğu tarihte 1975 yılında mahkeme kararı ile düzeltilen doğum tarihi olan 10.01.1957 tarihinin esas alınarak yapılan hesapların ve ek emeklilik aylığının yeniden düzenlenmesi işleminin hukuka aykırılığının tespitine; davacının hesabından kesilen 153.480,36 TL'nin davacıya iadesi ile her ay eksik ödenen 533,24 TL ek emekli maaşından dolayı fazlaya dair haklar saklı tutulup 1.000 TL alacağın davalıdan tahsili istenmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; vakıf senedi 40 ıncı maddesi gereği, davacının vakfa üye olduğu 01.01.1988 tarihi itibari ile nüfus kayıtlarındaki düzeltilmiş olan 10.01.1957 olan doğum tarihinin esas alındığını, daha önce 1961 olan doğum tarihine göre yapılan işlemin düzeltildiği ve buna göre ödeme yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davacının vakıf üyeliğinin ilk defa 1988 tarihinde başladığı, yaş düzeltmesinin ise 1975 tarihli Mahkeme kararıyla gerçekleştiği, bu durumda davacının ilk vakıf üyeliğinin başladığı tarihte nüfiıs kütüğündeki doğum tarihinin 10.01.1957 olduğu, dolayısıyla emeklilik işlemlerinde bu tarihin esas alınması gerektiği, bu nedenle Vakıf tarafından davacının doğum tarihi 10.01.1957 kabul edilerek yapılan hesaplama ve kesintilerin mevzuata uygun olduğu gerekçesi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, vakfın yararlananı olan davacı bakımından davalı vakıf mevzuatının amir hükümlerine uygun olarak ve vakıf senedinin 40.maddesi hükmü dikkate alınarak geçerli olan 10.01.1957 doğum tarihi esas alınarak ek emeklilik aylığının hesaplanmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, aksi yöndeki davacı iddialarının sabit olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 1988 yılında davalı vakfa üye olan davacının ek emeklik işlemlerinde 10.01.1961 olan doğum tarihimi yoksa 1975 yılında mahkeme kararı ile düzeltilen 10.01.1957 tarihinin mi esas alınacağından kaynaklanmaktaır. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3916, K. 2024/5004, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-3916-e-2024-5004-k-1a59108885d2