Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3844 E. 2024/5557 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3844
- Karar No
- 2024/5557
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/851 E., 2022/214 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/135 E., 2021/72 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan kadastro sırasında Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 395 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 6.170,13 metrekare yüzölçümlü olarak, tarla vasfı ile belgesizden ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 395 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, zilyetlik yoluyla mülk edinme koşullarının davalı yararına gerçekleşmemesine karşın, kadastro çalışmalarında hatalı olarak davalı adına tespitinin yapıldığını, çekişmeli taşınmazın ormanlık alan içerisinde kaldığını ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, satın alma ve eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın dört tarafının orman ile çevrili olduğu, Yargıtay kararlarına göre bu gibi yerlerin orman içi açıklığı olarak değerlendirilmesinin gerektiği, taşınmazın 1968 yılında 4 dönüm iken, kadastro sırasında 6.170,13 m2 olarak tespit edildiği, yıllar içinde orman bütünlüğünün bozulduğu, taşınmazın yolunun olmadığı, öncesi tarım arazisi iken 1970-1975 yıllarından sonra 2008 yılına kadar orman ile kaplandığı, mevcut durumu itibariyle eylemli orman vasfında olduğu, halen içinde 8 adet 40-80 yaşlarında kızılçam ağaçlarının olduğu, bu gibi yerlerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu taşınmazın dört tarafının orman ile çevrili olduğu, dava konusu taşınmazın eylemli orman niteliğinde olduğu, % 18 meyilli olduğu, toprak ve orman muhafaza karakteri taşıdığı, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre iktisabının mümkün olmadığı " gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.