Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3796 E. 2023/1125 K. – Kullanım Kadastr
Konu: Kullanım Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3796
- Karar No
- 2023/1125
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanım Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2372 E., 2022/874 K. KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine, istinaf talebinin kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki Kullanım Kadastrosuna İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleşen davacı vekili ile asıl ve birleşen davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, asıl ve birleşen davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım Kadastrosu sonucu, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan Körüklü Mevkii 120 ada 2 parsel sayılı 3.690,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Mehmet oğlu ... ve Mehmet kızı ...'in müştereken 1/2 şer olarak kullanımında olduğu şerhi yazılı olarak, tarla vasfıyla Hazine adına tescil edildikten sonra, UYAP Takbis sisteminden alınan kayda göre 11.12.2020 ve 15.09.2020 tarihlerinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) hükümleri uyarınca satış işlemi ile davalılar ... ve ... adına kayıt edilmiş; 120 ada 3 parsel sayılı taşınmaz 15.224,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Mehmet oğlu ... ve Mehmet kızı ...'in müştereken 1/2 şer olarak kullanımında olduğu şerhi yazılı olarak, tarla vasfıyla davacı ... ve Hazine adına tescil edilmiştir. 2. Asıl dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü Körüklü Mevkii 120 ada 3 parsel sayılı taşınmazın, 7.612,24 metrekarelik kısmında ... adına kullanıcı tespitinin yapıldığını, şerh sahibi ...’in de kızı Saadet Dölek’e muvafakat vermek sureti ile hakkını devrettiğini, 2.612,24 metrekarelik kısmında ise ... adına kullanıcı tespitinin yapıldığını, ancak, bu yerlerin yaklaşık 65 yıldan fazla süredir davacının yakın mirasbırakanları tarafından kullanıldığını, onların ölümü ile de, kardeşler arasında yapılan fiili paylaşım sonucu davacıya düştüğünü, davalıların taşınmazda kullanımlarının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın 5 dönümlük kısmının ise satın alınmak sureti ile davacı edeni adına tescil edildiğini ileri sürerek, davalılar adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı olarak davacı adına şerh verilmesini talep etmiş; birleşen dava dosyasıyla ise, dava konusu 120 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, güneyinde kalan 421,74 metrekarelik yer ile ilgili olarak aynı talepte bulunmuştur. II. CEVAP 1. Asıl dosya davalısı ..., davanın reddini savunmuştur. 2. Asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve ... vekili, dava konusu yerin vekil edenleri olan davalıların murislerinden kaldığını, davacının kendi hakkı olan 5 dönümlik yeri aldığını, bunun dışında taşınmazda herhangi bir hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Asıl ve birleşen dosyanın davalısı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davalı ... lehine ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 120 ada 3 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı bulunan 1022449/1522449 oranındaki hissesi üzerinde lehine kullanıcı tespiti bulunmadığından, yine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarılan dava konusu taşınmazın kullanıcısı olarak tespit edilen kişinin 6292 sayılı Kanun kapsamında taşınmazın satışı sırasında muvafakatname ile satın alma hakkının davalı ...'e devir etmiş olmasının davada ...'e taraf sıfatı vermeyeceği gerekçesi ile davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise, mahallinde yapılan keşif ve tanık beyanlarının hep birlikte değerlendirilmesi neticesinde, asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 120 ada 3 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı 1022449/1522449 oranındaki hissesinin 6479,57 m2'si dolayısıyla 647957/1522449 hissesinin davacı ..., bakiye 3744,92 m2'sinin dolayısıyla 374492/1522449 hissesinin davalı ... Kızı ... kullanımında olduğunun beyanlar hanesine tesciline, fazlaya dair istemin reddine, birleşen davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı asıl ve birleşen davalı Hazine vekili ile asıl ve birleşen davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik vekalet ücreti takdirinde bulunulduğunu, birleşen dosya yönünden de vekalet ücretine hükmedilmediğini, dava konusu taşınmazlarda zilyetliğin mevcut olup olmadığının resen araştırma yetkisi dahilinde incelenmesi ve idarenin işlemlerinin gerçek maliklerle yapılabilmesi için zilyetlik tespitinin tam olarak araştırılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; keşifteki tanık beyanlarına göre, vekil edeni olan davacının zilyetlik şartlarını sağladığını, 120 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan B harfi ile gösterilen yerin davacı tarafından kullanıldığını, yaplan keşiflerde kuzey yönündeki sınır tanıklarca net gösterilememiş ise de, bunun tarafların akraba olması ve davalıların murisinin davaya konu taşınmazın kuzeyinde kalan parselin sahibi olmasından kaynaklandığını, ilk keşifte bilirkişilerce yer gösterme esnasında davalı ... ’ün 120 ada 3 parselde hiçbir hak iddiasında bulunmadığını, yine davalı ...’ün beyanlarının da çelişkili olduğunu, sadece davalıların beyanlarıyla dahi davacının dava konusu taşınmazların kullanıcısı olduğunun kanıtlandığını, davalı ... yönünden husumetten ret kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, adı geçen davalının taşınmazın bedelini ödemeye başladığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile," davalılar tarafından 6292 sayılı Kanuna göre satın alma talebinde bulunulduğu, davalıların dava tarihinden önce 6292 sayılı Kanun uyarınca taksitli taşınmaz satış sözleşmesi yaptıkları, taksitleri ödemeye devam ettikleri, adı geçenlere ait hisselerin Hazine üzerinden ipka edildiği, satışla Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilebilme olanağı kalmadığı gibi, taşınmazın bir üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle davacının şerhe yönelik talebinin zilyetlik tespiti istemi olarak görülme imkanı da bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davanın reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, asıl ve birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların istinaf taleplerinin harç tamamlanmadığı için reddedildiğini, bu nedenle davalıların istinaf sebeplerinin karara esas alınmaması gerektiğini, davalı Hazinenin istinaf taleplerinin dışına çıkarılarak karar verildiğini, davalıların henüz taksit ödeme aşamasında olduğunu, dava tarihinde taşınmazın tapuda devrinin yapılmadığını, keşifteki tanık beyanlarına göre vekil edeni olan davacının zilyetlik şartlarını sağlandığının ispatlandığını, 120 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan B harfi ile gösterilen yerin davacı tarafından kullanıldığını, yapılan keşiflerde kuzey yönündeki sınır tanıklarca net gösterilememiş ise de, bunun tarafların akraba olması ve davalıların murisinin davaya konu taşınmazın kuzeyinde kalan parselin sahibi olmasından kaynaklandığını, ilk keşifte bilirkişilerce yer gösterme esnasında davalı ... ’ün 120 ada 3 parselde hiçbir hak iddiasında bulunmadığını, yine, davalı ...’ün beyanlarının da çelişkili olduğunu, sadece davalıların beyanlarıyla dahi davacının dava konusu taşınmazların kullanıcısı olduğunun kanıtlandığını, davalı ... yönünden husumetten ret kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, adı geçen davalının taşınmazın bedelini ödemeye başladığını belirterek, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353, 356, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun hükümleri, 3. Değerlendirme 1. Asıl ve birleşen davacı vekilinin dava konusu 120 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, davalıların dava tarihinden önce 6292 sayılı Kanun uyarınca taksitli taşınmaz satış sözleşmesi yaptıkları, taksitleri ödemeye devam ettikleri, adı geçenlere ait hisselerin Hazine üzerinden ipka edildiği, satışla Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilebilme olanağı kalmadığı gibi, taşınmazın bir üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle davacının şerhe yönelik talebinin zilyetlik tespiti istemi olarak görülme imkanı da bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 705/1 inci maddesi; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmünü amirdir. Bu itibarla; anılan kanun maddesi uyarınca, taşınmaz mülkiyetinin kazanılması için tapu kütüğüne tescil şart olduğundan, idarece satış sözleşmesi yapılmış olmasının davanın dinlenme olanağını ortadan kaldırmayacağı gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanmış delillere göre işin esasının incelenmesi gerekirken, yazıl gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle dava konusu 120 ada 3 parsele ilişkin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Asıl ve birleşen davacı vekilinin dava konusu 120 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 5831 Sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (5831 Sayılı Kanun) 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin düzeltilmesine yönelik olarak açılmış olup, dava konusu taşınmazın, Uyaptan alınan takbis raporuna göre, 11.11.2020 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince davalılara satıldığı anlaşılmaktadır. Taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi ya da şerhin değiştirilmesi için öncelikle taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olması gereklidir. Satış yoluyla Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilebilme olanağı kalmamıştır. Bu durum karşısında, bahsi geçen parsel yönünden, davanın bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı gerekçeyle davanın reddedilmiş olması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu 120 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün, gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilmesi suretiyle onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleşen davacı vekilinin dava konusu 120 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 120 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA, 2. Dava konusu 120 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Bölge Adliye Mahkemesi kararının, gerekçesi açıklanan şekilde DÜZELTİLMEK SURETİYLE ONANMASINA, 3. Peşin harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davacı ...'ye iadesine, 4. Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.03.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.