Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3747 E. 2024/7218 K. – Kullanım Kadastr

Konu: Kullanım Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3747
Karar No
2024/7218
Karar Tarihi
Konu
Kullanım Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/111 E., 2021/354 K. KARAR : Davaların ayrı ayrı reddine

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı / davalı ... ve ... Çakar vekili, davalı / davacı Oruç Reis Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili Aksu ilçesi Çamköy Köyü çalışma alanında bulunan 13303 ada 6 parsel sayılı 879.95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Aksu Belediyesi Tüzel Kişiliği’nin fiili kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak cami, müştemilatı ve arsası vasfıyla; aynı ada 7 parsel sayılı 3773,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve eşit hisselerle ... ve ...'ın kullanımında olup üzerindeki ev ve 4 seranın kendilerine ait olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla ve aynı ada 8 parsel sayılı 1759,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında olup üzerindeki seranın kendisine ait olduğu" şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacılar ... ve ... dava dilekçelerinde; kendi zilyetliklerinde olan dava dışı Antalya ili Aksu ilçesi Çamköy Köyü 13303 ada 7 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün 13303 ada 6 parsel içerisinde ölçüldüğü iddiasına dayanarak dava açmışlardır.

İlk Derece Mahkemesince verilen önceki hüküm Yargıtay'ca bozulmuş olup bozma ilamında özetle; "... Davacının davası ve temyizinin 01.04.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen ve çekişmeli 13303 ada 6 parsel içerisinde kalan 50.31 metrekarelik bölüme yönelik olduğu, mahkemece 29.03.2013 tarihinde taşınmaz başında keşif yapılmış ise de yapılan keşifte mahalli bilirkişi refakate alınmadığı, taraf tanıkları ise hazır olmadığından beyanlarına başvurulmamış olduğu, sadece davacı ve davalının beyanları ve yer göstermesi ile yetinildiği, taşınmazla ilgili davalarda taşınmaz başında dinlenmeleri gerektiği halde tanıkların, 02.07.2013 tarihli celsede duruşma salonunda dinlendikleri, ayrıca iş bu davanın konusu 13303 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile davacıların kendi kullanımlarında bulunan aynı ada 7 parsel sayılı taşınmazın ortak sınırına ilişkin olarak eldeki davadan başka, iş bu dava dosyasının davalıları tarafından yine bu dosyanın davacıları ... vd. aleyhine açılmış Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/568 Esas sayılı dava dosyasının bulunduğunun anlaşılmakta olduğu açıklanarak, mahkemece öncelikle, bahsi geçen bu davaların birleştirilmelerinin gerekip gerekmediği değerlendirilmesi, bundan sonra mahallinde olabildiğince yaşlı, yansız ve taşınmazı iyi bilen mahalli bilirkişi ve tarafların bildirdiği tanıklar eşliğinde keşif yapılması, çekişme konusu (A) harfi ile gösterilen bölümün kullanım kadastrosu tespiti tarihi ve öncesi itibariyle kim tarafından, nasıl ve ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmak ve davacı Oruç Reis Camii Derneği temsilcisi tarafından, fiilen camiinin kullanımında bulunan 13303 ada 6 parsel sayılı taşınmaza dahil olması gereken bölümlerin aynı ada 7 ve 8 parsel içerisinde tespit gördüğü ve hatalı olarak davalılar adına kullanıcı şerhi verildiği, iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasının (tapu iptali ile tevhiden tescil istemli dava) iş bu dava ile birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda "... Her ne kadar davacı tarafça Çamköy mahallesi 6 parsel sayılı taşınmazın kullanıcı tespitinin hatalı olduğu, 120 m²lik kısmın kullanıcısı kendileri olduğu için kullanıcı tespitinin hatalı yapıldığı iddiası ile bu alana ilişkin kendileri adına kullanıcı şerhi konulması talepli eldeki dava açılmış ise de; mahallinde yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ve alınan bilirkişi raporları ile; davalı tarafa ait taşınmaz olan Çamköy Mahallesi 13303 ada 6 parsel nolu 879,95 m² miktarındaki taşınmazın etrafının beton duvar ile çevrilerek içerisine Oruç Reis Camisi ile lojman yapıldığı, davaya konu yerin ise bu yer içerisinde 5031/87995 hisse karşılığı A=50,31 m² yer olduğu, bu taşınmazın tamamının evveliyatının hayırsever bir kişiye ait iken 15 yıl önce cami yapılması için Aksu Belediyesi Tüzel kişiliğine bağışlandığı, bu bağış üzerine Kadastro Müdürlüğünce yapılan tesis kadastrosu neticesinde cinsi" Cami Müştemilat ve Arsası" olarak Çamköy 13303 ada 6 parsel 879,95 m² miktarındaki Maliye Hazinesi adına beyanlar hanesine tescilinin yapıldığı, yapılan tespit işleminin doğru olduğu, davacıların iddia ettikleri yerin kullanıcısı olmadıkları anlaşılmakla asıl davanın reddine karar vermek gerektiği, Öte yandan birleşen dava dosyası yönünden yapılan değerlendirmede, davacı derneğin Çamköy mahallesi 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasında; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı yasa ile orman vasfını yitirerek Maliye Hazinesi adına kaydının yapıldığı, evveliyatı orman olan taşınmazın davacı adına tapu iptal ve tescil davası ile tescilinin yapılmasının hukuken mümkün olmaması sonucuna göre yasal koşulları oluşmayan birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği ..." gerekçesiyle, asıl ve birleşen Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/568 esas sayılı dosyasında kayıtlı davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş; hüküm, birleşen dosya davacısı - davalı Oruç Reis Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanlığı adına ... vekili ile asıl dosya davacıları - birleşen dosyanın davalıları ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosyanın davacısı - davalı Oruç Reis Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği temsilcisi vekili ile asıl dosya davacıları - birleşen dosya davalıları ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacı / davalı ... ve ... Çakar ve davalı / davacı Oruç Reis Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3747, K. 2024/7218, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-3747-e-2024-7218-k-2851d7d3ed80