Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3546 E. 2024/4855 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil, Müdahalenin Önlenmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3546
- Karar No
- 2024/4855
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil, Müdahalenin Önlenmesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, müdahalenin önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR Kadastro sırasında, Bolu ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 557 parsel sayılı 2.800,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla Mehmet Aslan adına tespit edilmiştir. Davacı vekili; Bolu ili Merkez ilçesi ... Köyü 557 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tapuda kayıtlı olduğunu, evveliyatı orman olan taşınmazın tamamının 1987 yılında 41 Nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi çalışmaları neticesinde orman dışına çıkartıldığını, orman sınırları dışına çıkartma işleminin ancak Hazine adına olabileceğini ve bu yerlerin Hazine adına tescil edilebileceğinin hükme bağlandığını beyanla, Bolu ili Merkez ilçesi ... Köyü 557 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi hükümlerine göre orman sınırları dışına çıkartılan kısmının davalılar adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, davalıların bu yere vaki müdahalesinin men'ine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ...; davanın zamanaşımına uğradığını, orman sınırları dışına çıkartılan bu yerlerin Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, orman dışına çıkartılan arazinin tapulu arazileri olduğunu, bu nedenle adlarına tescil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı ... vekili; dava konusu Bolu ili Merkez ilçesi ... Köyünde bulunan 557 parsel sayılı taşınmazın orman dışına çıkartılarak 3. şahıslara tescil edildiğini, bu şahıslardan...'un hissesini 12.09.2006 tarihinde davalı idareye hibe ettiğini, Bolu Belediyesinin tapu siciline güven ilkesi gereği 3. şahıs...'tan hissesini 12.09.2006 tarihinde hibe yolu ile iktisap ettiğini savunarak davanın davalı İdare yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "davaya konu taşınmazın evveliyatında orman olduğu, daha sonra 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, yasa uyarınca taşınmazın Hazine adına tescili gerektiği, ancak taşınmazın 6831 Sayılı Kanun'un 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarıldığında Hazine adına tescil edilmediği, üçüncü kişiler adına tescil edildiği, her ne kadar Yargıtay'ın bu tip davalarda yasadaki 10 yıllık zamanaşımı uygulanmayacağını belirtir içtihatlar mevcut ise de taşınmazın bu haliyle özel mülkiyete konu olamayacak arazilerden olmadığı, ayrıca hukuk devletinin gereği olarak hukuktaki temel prensiplerden birinin de güven kuralı olduğu, devletin resmi olarak tuttuğu sicile güvenerek hak sahibi olan kimselerin iktisabının korunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.