Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3534 E. 2024/4915 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3534
Karar No
2024/4915
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tapunun beyanlar hanesine 2/B ve kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi 884 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında ormandan Hazine adına çıkarılan yerde kalmakta ve tapuda Hazine adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 5831 sayılı Kanun hükümlerine göre kullanıcı tespiti yapıldığını, ancak çekişmeli taşınmazda kullanıcı tespiti yapılmadığını, halbuki dava konusu edilen taşınmazın sınırları içinde, 741 parselin güneyinde, 745 parselin kuzeybatısında bulunan yaklaşık 5000 metrekarelik kısmın müvekkilinin uzun yıllardan beri kullanımında olduğunu belirterek, 884 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yer ve davacının kullanıcısı olduğu yönünde tapuya şerh verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Tapu müdürlüğü ile kadastro müdürlüğünün cevabi yazılarında taşınmazın tapuda hazine adına kayıtlı olmadığı, taşınmazın mera olduğu için tapuda kamu orta malları sicilinde mera vasfıyla tescilli olduğunun bildirildiği, bu durumda taşınmazın ormandan hazine adına çıkartılan yerler içinde kalmış olsa dahi ormandan hazine adına çıkartılan yer olduğuna ilişkin tapunun beyanlar hanesine böyle bir şerh verilmesinin mümkün olmadığı, kamu orta malları içerisinde bulunan taşınmazın zilyetliğinin davacıda olduğu yönünde tespit yapılmasını istemekte ve davayı hazine aleyhine açmakta da bu sebeple davacının hukuki yararının bulunmadığı, tespit davalarında özel olarak hukuki yarar bulunması gerektiği ve bunun dava şartlarından olduğu, ayrıca beyanlar hanesine davacının zilyetliğindedir şerhinin yazılmasının da tapuda hazine lehine oluşturulmuş bir tapu kaydı olmadığı için mümkün olmadığı, bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle dava şartları oluşmadığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; iş bu karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 884 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla kamu orta malı olarak tapu özel sicilinde kayıtlı bulunduğu; dolayısıyla beyanlar hanesine 2/B ya da kullanıcı şerhi verilebilecek bir tapu kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, ilk derece mahkemesince de davanın, tapuda kamu orta malları sicilinde mera vasfıyla tescilli olduğundan ormandan hazine adına çıkartılan yerler içinde kalmış olsa dahi ormandan hazine adına çıkartılan yer olduğuna ilişkin tapunun beyanlar hanesine böyle bir şerh verilmesinin ve yine beyanlar hanesine davacının zilyetliğindedir şerhinin yazılmasının da tapuda hazine lehine oluşturulmuş bir tapu kaydı olmadığı için mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde ve davanın reddi nedeniyle de davalı Hazine yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; tapunun beyanlar hanesine 2/B ve kullanıcı şerhi verilmesi istemlerine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3534, K. 2024/4915, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-3534-e-2024-4915-k-43ff480300d7