Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3524 E. 2024/5556 K. – Uygulama Kadastr

Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3524
Karar No
2024/5556
Karar Tarihi
Konu
Uygulama Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/105 E., 2022/284 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/12 E., 2019/81 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sonucu, Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 1428 parsel sayılı 1.442,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 232 ada 16 parsel numarasıyla 1.783,55 metrekare yüzölçümlü olarak, tarla vasfıyla, malikhanesi “tapu kütüğünde olduğu gibidir” şeklinde tespit edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 17.04.1979 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulamaları ile 1987 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu çalışmaları 1969 yılında gerçekleştirilmiş, 2014 yılında ise 22/2-a madde çalışmaları yapılmıştır. Davacı Orman İdaresi vekili Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesinde orman kadastrosunun 1987 yılında yapılıp kesinleştiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında 232 ada 16 nolu parselin davalılar adına tespit edildiğini, bu çalışma sonucu devlet ormanlarında daraltma yapıldığını ileri sürerek uygulama kadastrosu tespitinin iptali ile 232 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısımlarının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Orman İdaresinin talebinin uygulama kadastrosuna itiraz yanında tescil isteğini de içerdiğinden tescil isteğine ilişkin talebi tefrik edilmiş, yargılama sonucunda 22/2-a çalışmalarına itiraza ilişkin isteği yönünden, "3402 sayılı Kadastro Kanun'un (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında dava konusu 232 ada 16 parselin yüzölçümü ve sınırlarında yanlışlık yapıldığı, davacı Orman İdaresinin hak talep ettiği 232 ada 16 nolu parselde fen bilirkişisinin 31.10.2019 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın ilk tesis ölçü krokisine, kadastro paftasına ve orman sınır noktalarına göre orman sınırları içerisinde olduğu, 16 nolu parselde A harfi ile gösterilen kısmın orman parseline eklenmesi gerektiğinin yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları, gelen müzekkere cevapları ile sabit olduğu, ne var ki kadastro davalarının hakları çatışanlar arasında görülebileceği, davalılardan Hazine tespit maliki olmadığından pasif taraf sıfatının da bulunmadığı, bu nedenle davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceği" gerekçesiyle şahıslara yönelen 22/2-a çalışmalarına itiraza ilişkin davanın kabulüne, davalı Hazineye karşı açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş, hükme karşı, davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince;" keşif sonucu düzenlenen 01.11.2019 havale tarihli bilirkişi rapor ekindeki haritalarda tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftasının aynı ölçekte çakıştırıldığı ve raporda (A) harfi ile gösterilen kısmın tesis kadastro çalışmalarında yol boşluğu olarak bırakıldığı, yenileme kadastro çalışmalarında ise davalıya ait 16 parsele eklendiğinin anlaşıldığı, mahkemecede bilirkişi raporu doğrultusunda (A) harfi ile gösterilen 406,91m²'lik kısma ilişkin uygulama tespitinin iptali ile bu kısmın tescil harici olarak bırakılmasına karar verildiği, öte yandan uygulama kadastro çalışmalarında dava konusu edilen taşınmazın tapu maliklerine yöneltilmesi gerekmekte olup, dava konusu 232 ada 16 parsel sayılı taşınmaz Hazine adına kayıtlı olmadığından, Hazineye karşı açılan davanın da husumetten reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu " gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı Orman İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3524, K. 2024/5556, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-3524-e-2024-5556-k-89d72741f404