Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/339 E. 2024/6024 K.
Konu: Zilyetliğin Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/339
- Karar No
- 2024/6024
- Karar Tarihi
- Konu
- Zilyetliğin Tespiti
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/844 E., 2021/2122 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/589 E., 2019/498 K. Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılar Hazine ve ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... İdaresi hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteğinin davanın niteliği gereği reddine ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastro çalışmaları sırasında dava konusu Kocaeli ili Kartepe ilçesi Maşukiye Mahallesi 126 ada 22 parsel sayılı 3.980,77 metrekare yüzölçümlü tarla nitelikli taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz ve meyve ağaçlarının 1988'den beri ...'un kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar vekili; dava konusu 126 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 22 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını davacıların babaları ... ...'in harici satış senedi ile satın aldığını, 20 nolu parselin tamamı ile 22 nolu parselin 1/2 payının davacılarının babalarının kullanımında olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında davalılardan ... adına yapılan kullanıcı tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek davalı adına oluşan kullanıcı kaydının iptali edilerek davacıların zilyedinde olan bölümlerin ada, parsel ve yüzölçümü ile birlikte sınırlarının tespiti ile tapu kaydına şerh verilmesini istemiş, yargılama sırasında 10.10.2016 tarihli dilekçe ile taleplerinin dava konusu 22 parsel sayılı taşınmazın davalı adına oluşan kullanıcı kaydının iptali ile 1/2 payı üzerinde davacıların zilyetliğinin tespiti ile tapu kaydına şerh verilmesi olduğunu bildirmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "ecrimisil ihbarnamelerinde davalı ... ve davacılar murisinin aynı yerle ilgili ecrimisil ihbarnamelerinin geldiği ve miktarlarının da eşit olduğu, harici belgede nizalı yerine davalı ... ile davacılar murisi tarafından ortak alındığı, dinlenen tanıkların bir kısmı satın almadan sonra yeri Mehmet'in kullandığını ancak ... adına da kullanımının devam ettiğini bildirdikleri, dinlenen tanık beyanları ve mevcut belgelere göre dava konusu yerin kullanım hakkının yarısının davacılar murisi adına olduğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 22 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin zilyedinin davacılar ..., Yasemen ..., Fında ... Sıdalı olduğunun tespitine, Orman idaresi hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; karara karşı davalılardan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; "davacıların 126 ada 22 parsel sayılı taşınmazın zilyedi olduklarını iddia ederek zilyetlik şerhinin düzeltilmesini talep ettikleri, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmalarında davacıların zilyetliğinde olmadığı, dinlenen tanık beyanlarına göre taşınmazın davalı ...'un fiili kullanımında olduğu, davacıların taşınmazın fiili kullanımlarında olduğunu ispatlayamadıkları değerlendirildiğinde, yerel mahkemece davalılar ... ve ... hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli olmadığı" gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılar Hazine ve ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... İdaresi hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 5831 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi ile eklenen ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucu düzenlenen ve kesinleşen tapu kaydının beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin düzeltilmesine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen bu karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; davacıların dayandığı "tapusuz zilliyetlik ve mülkiyetlik hakkı malik olunan taşınmaz malın satış senedi" başlıklı belgelerde geçen sınırların dava konusu taşınmazı gösterdiği, anılan belgeler uyarınca çekişmeli yeri davacıların babaları ... ... ile davalılardan ...'un birlikte satın aldıkları dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarından anlaşılmaktadır. Bunun yanında davalılardan ..., davacıların dayandığı "tapusuz zilliyetlik ve mülkiyetlik hakkı malik olunan taşınmaz malın satış senedi" başlıklı belgeleri ve/veya anılan belgelerdeki imzasını da inkar etmemiştir. Öte yandan, dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanık anlatımlarından, davalılardan ...'un fiili kullanımın yalnızca kendi namına olmadığı, davacıların murisi ... ... ve mirasçıları namına da yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, davalılardan ...'un fiili kullanımının, davacıların murisi ... ... ve mirasçıları namına da yapıldığı anlaşıldığından beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin düzeltilmesi istemine yönelik davanın davalılar Hazine ve ... yönünden kabulüne ve beyanlar hanesinin buna göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.