Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/5307 E. 2023/7406 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5307
- Karar No
- 2023/7406
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1499 Esas, 2022/1173 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/110 E., 2021/204 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davalı vekili Avukat .... Bilim dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firma ile dava dışı .... İstanbul Mühendislik ve Endüstriyel Yapı Çözümleri İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan 05.12.2017 tarihli temlik sözleşmesi ile anılan şirketin davalıdan olan 470.000,00 TL tutarındaki alacağının temlik alındığını, durumun davalıya ihtarname ile bildirildiğini ancak davalının ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin temlike konu bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin takip öncesi temerrüde düşürülmediğini, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temlik eden dava dışı şirketin davalıdan olan alacağını, kanunun aradığı şekil şartına uygun olarak davacıya temlik ettiği, davalının temlik eden .... şirketi ile grup şirketi olan .... Ltd.Şti.'nden alacağı olduğunu bilirkişi raporuna itiraz olarak ileri sürdüğü, cevap dilekçesinde herhangi bir takas def'i ileri sürmediği, bu nedenle temlik edenle ... şirketi arasında organik bağ araştırmasının yapılmasının dosyaya katkı sağlamayacağı, organik bağın bulunması halinde dahi sonucun değişmeyeceği, 28.02.2017 tarihli 244.285,78TL tutarlı fatura dışında temlik eden ve davalının ticari defter ve kayıtlarının uyumlu olduğu, bu fatura için mutabakat düzenlendiği, temlik edenin bu alacağının da ispatlandığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava ve takip konusu alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte, takip öncesi müvekkilinin usulüne uygun biçimde temerrüde düşürülmediğini, davacı tarafından talep edilen faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacı şirket ile temlik eden şirket arasında organik bağ bulunduğunu, temlikin müvekkilinin takas hakkını kullanmasının engellenmesi amacını taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 05.12.2017 tarihli temlik sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.