Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3167 E. 2024/6773 K. – Tapu İptal Ve
Konu: Tapu İptal Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3167
- Karar No
- 2024/6773
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptal Ve Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/15 E., 2022/4 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında; Erzincan ili Tercan ilçesi Yaylım köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 71 parsel sayılı 57674,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı temsilcisi; Erzincan ili Tercan ilçesi Yaylım köyü sınırları içerisinde bulunan 104 ada 71 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı adına yazıldığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu, bu taşınmazın 3402 sayılı kanunun 16. maddesinin "B" bendinde sayılan orta malı taşınmazlardan olduğunu, anılan fıkra gereğince bu taşınmaz malların özel kanunlarında yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil edemeyeceğini beyanla yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 12.03.2015 tarih ve 2009/100 E., 2015/81 K. sayılı kararla; her ne kadar davacı tarafından Tercan İlçesi Yaylım Köyü sınırları içerisinde bulunan 104 ada 71 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi talep edilmiş ise de dinlenen mahalli bilirkişi beyanları, alınan teknik ve ziraat bilirkişi raporları dikkate alınarak taşınmazın sınırlarının sabit olduğu, toprak yapısı itibariyle taşınmazın tarım arazisi olduğunun tespit edildiği ve dava konusu yerin Hazineye ait olan yerlerden olmadığı, ayrıca dava konusu yerin orman bilirkişilerinin yaptığı arazi incelemesinde eski tarihli memleket haritaları, eski tarihli hava fotoğrafları ve dava dosyasındaki bilgi ve belgelere dayanarak krokide (A) harfi ile gösterilen 20606,00 m2'lik kısmının devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen 37068,99 m2'lik kısmın devlet ormanı sayılmayan yerdenler olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının reddine; dahili davacı Orman İsletme Şefliğinin davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu Erzincan ili Tercan ilçesi Yaylım köyü 104 ada 71 parsel sayılı taşınmazın dosya arasında mevcut 05.12.2014 tarihli orman bilirkişi raporuna göre (A) harfi ile gösterilen 20606.00 m2'lik alanın tapusunun iptali ile yeni parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı vekili ve müdahil davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.06.2017 tarihli ve 2016/221 E., 2017/5379 K. sayılı ilamıyla; "... 1)Dahili davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hazine ile gerçek kişiler arasında görülmekte olan tapu iptali ve tescil davasına, davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazın sınırında orman olduğu ve Orman Yönetiminin yasal hasım olduğu iddiasıyla davaya dahil edilmesi talebi üzerine, Orman Yönetimine dahili davacı sıfatıyla dava dilekçesi duruşma günü tebliğ edilmiştir. Çekişmeli taşınmazlar davalı gerçek kişi adına kayıtlı olması nedeniyle Orman Yönetiminin davada pasif husumet ehliyeti yani davalı sıfatı bulunmadığı gibi davada yasal hasım konumunda da değildir. Ayrıca, Orman Yönetimi tarafından, davaya 6100 sayılı HMK'nın 65. maddesi uyarınca müdahil davacı sıfatıyla harçlı katılımı da bulunmamaktadır. Davaya taraf olmayanın kararı temyiz etme hakkı bulunmadığından, Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2) Davacı Hazinenin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bilindiği üzere hakim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (6100 sayılı Kanunun m. 24/1). Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m. 26/1). Anlatılan bu hususlar kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese dahi hakim tarafından resen dikkate alınır. Somut olayda, davacı Hazine tarafından davaya konu taşınmazın mera olduğu iddiasıyla ve mera olarak sınırlandırılması istemiyle dava açılmış olup, “orman” iddiasında bulunulmamıştır. Orman Yönetimi tarafından ise açılmış bir dava veya davaya katılım bulunmamaktadır. Orman Yönetimi mahmekemece davaya dahil edilmiştir. Bu durumda sadece davacı Hazinenin talebiyle ilgili bir karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, davacı sıfatı bulunmayan Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne şeklinde davadaki istem ve talep aşılarak taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Tercan ilçesi Yaylım köyü sınırları içerisinde bulunan 104 ada 71 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi talep edilmiş ise de dinlenen mahalli bilirkişi beyanları, alınan teknik ve ziraat bilirkişi raporları dikkate alınarak taşınmazın sınırlarının sabit olduğu, toprak yapısı itibariyle taşınmazın tarım arazisi olduğunun tespit edildiği ve dava konusu yerin Hazineye ait olan yerlerden olmadığı, çekişmeli taşınmazın davalı gerçek kişi adına kayıtlı olması nedeniyle Orman İdaresinin davada pasif husumet ehliyeti yani davalı sıfatı bulunmadığı gibi davada yasal hasım konumunda da olmadığı, ayrıca Orman İdaresi tarafından, davaya 6100 sayılı HMK'nın 65. maddesi uyarınca müdahil davacı sıfatıyla harçlı katılımının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.