Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2765 E. 2024/6252 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2765
- Karar No
- 2024/6252
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/136 E., 2022/97 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/10 E., 2019/36 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) gereğince yapılan ve 16.01.1952 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları bulunmaktadır. Bu çalışmalar sırasında taşınmaz; çalılık, çamlık olarak tapulama harici bırakılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5 inci maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu bulunmakta olup, taşınmaz 108 ada 241 parsel sayısı ile 62.979,52 m2 yüzölçümünde orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Bu çalışmalar ise 19.09.2015-19.10.2015 tarihleri arasında ilan edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... ilçesi ... Köyü 108 ada 241 parselin bir bölümü ile tescil dışı taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) olarak belirtilen tescil dışı yerlere ilişkin dava tefrik edilmiştir. Dava konusu 108 ada 241 parsele ilişkin yapılan yargılama sonunda; 108 ada 241 sayılı orman parselinin dava edilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, ormanların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar davacı vekilinde istinaf edilmiştir. İstinaf mahkemesince; "Mevcut dosya kapsamı, uzman orman, ziraat, fen, jeodezi- fotogrametri bilirkişiler tarafından eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan inceleme ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın dava edilen kesiminin orman sayılmayan açık alanda gözüktüğünün, üzerinde Orman İdaresi tarafından 2007 yılında teraslanarak dikilmiş 7 yaşlarında karaçam, sedir ağaçlarıyla davacı tarafından dikilmiş en büyüğü 15-18 yaşlarında iki badem, bir elma ve bir ayva ağaçları ile daha küçük yaşlarda değişik cinste meyve ağaçlarının bulunduğunun, eğiminin %10-35 olduğunun belirlendiğine, taşınmazın zeminin halen taşlık olduğuna, Orman İdaresince ağaçlandırmanın yapıldığı tarih ve kadastro tespit tarihi itibariyle çekişmeli yerde 3402 sayılı Kanun’un 14. ve 17. maddelerindeki koşulların oluşmadığına, tapusuz taşınmazların gerçek kişi veya Orman İdaresince ağaçlandırılmasının 6831 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca o yere orman niteliğini kazandıracağına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararındaki gerekçelerle, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.