Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1904 E. 2024/4343 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1904
- Karar No
- 2024/4343
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/894 E., 2021/1495 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/88 E., 2021/224 K. Taraflar arasındaki olağanüstü zamanaşımına dayalı tapu iptal ve tescil talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davası niteliğindedir. Dava konusu 118 ada 54 ve 55 parsel sayılı taşınmazların 118 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifraz gördüğü, bu taşınmazın kadastro sırasında orman vasfı ile Hazine adına tespit gördüğü, tespitin 03.07.2008 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kadastrodan önce 1988 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca orman kadastrosu yapıldığı, 2018 yılında da taşınmazların bulunduğu yörede 2/B kadastrosu yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin dava konusu Samsun ili, Salıpazarı ilçesi, ... Mahallesi 118 ada 54 ve 55 bidayetinden itibaren malik sıfatı ile zilyet olduğunu, 2008 yılında kadastro çalışmaları sonucunda bu parselin orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu parselin kapama fındık bahçesi olduğunu, evveliyatında da ziraat arazisi olduğunu, hiçbir şekilde orman ile ilgi ve alakasının olmadığını, dava konusu yerin kadastro çalışmaları esnasında köy muhtarı ile bilirkişilere sorulmadan kadastro teknisyenlerince doğrudan orman adına yazıldığını beyanla dava konusu 7566,10 m²'lik taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacı müvekkil adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabülüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine ve Orman vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusu kabul edilerek araştırma ve eksik inceleme sebebiyle karar kaldırılarak yeniden yargılama için dosya Mahkemesine gönderilmiştir. Yeniden yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine ve orman vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesince; "uzman orman ve fen bilirkişi heyeti tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 118 ada 54 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine, alınan bilirkişi raporları, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile fen ve orman bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporlarında tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda çekişmeli taşınmazın fındık bahçesi olarak ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden" davalı Hazine ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından " ... Eksik inceleme ve yanıltıcı tanık beyanlarına kıymet verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyada tanık olan kişiler davacının kardeşi komşusu ve doğum tarihi davacının babası zamanını bile bilmeye yetmeyen muhtardır. Hal böyle ilen yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit şekilde mahalli bilirkişilerin 65 yaş ve üzeri kişilerden seçilmesi gerekirken davacı ile menfaat ortaklığı bulunan kişilerin soyut beyanlarına itibar edilerek davacının davasının kabulüne karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olmuştur. Bu yanlı tanık beyanlarına dayanan yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırıdır. Bilirkişi raporları hukuk ve mantık kurallarına aykırıdır. Dava konusu taşınmazlar 2018/58 esas sayılı dosyada alınan rapor ve davacı ikrarıyla sabit şekilde birbirinin devamı ve bütünleyici parçası olan taşınmazlardır. Yani bu taşınmazlar jeolojik ve topoğrafik olarak esasen tek bir taşınmaz olup farklı parsel numaraları almışlardır. A harfi ile işaretli kısım 55 nolu parsel ile 54 nolu parselin sınırı boyunca devam edip 54 nolu parselin tüm kuzey, batı ve doğu sınırını kaplamaktadır. 54 parsel numaralı taşınmazın 3 tarafı ormanlar ile çevrilidir. Davacı ormanlık alanı kesmek sureti ile mal edinmeye çalışmıştır. Ormanlık alanlar üzerinde zamanaşımı ve sair şekillerde mülkiyet ... kazanılması mümkün değildir. Ayrıca 54 parsel numaralı taşınmazın içinde de orman toprağı sayılan 2337,25 m2 lik A harfi ile gösterilen bir ormanlık alanın bulunduğu bozma öncesindeki bilirkişi raporları ile de ifade edilmiştir. (54 parsel sayılı taşınmaz esasen tamamen ormandır) bozma sonrası alınan bilirkişi raporu 54 nolu parselin halen orman niteliğini koruyan alanları bakımından hatalı ve eksiktir. 54 ve 55 parsel birbirlerinin bütünleyici parçası olan 2 parseldir. 55 parselin tamamının orman olduğu sabittir. (bozma öncesi rapor ve şu anki raporda ortak kanaat) 55 ve 54 parsel madem mütemmim cüzdür ve 55'in orman olduğuna şüphe yoktur. 54 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu bu halde tartışmasızdır.Aynı zamanda davanın orman sayılmayan alanda kalan kısmı yönünden de davanın reddi gerekmektedir. " gerekçeleriyle temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilerek Samsun ili, Salıpazarı ilçesi, Karaman Mahallesi dahilinde ve tapunun 118 ada 54 parsel numarasına kain taşınmazın davalı Hazine adına olan kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline hükmedilmişse de, hükümde taşınmazın vasfının belirtilmediği görülmekle, bu eksikliğin düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "kayıtlarının İPTALİ ile" ibaresinden sonra gelmek üzere "bahçe niteliğiyle" ibaresinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.