Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1810 E. 2024/4110 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1810
- Karar No
- 2024/4110
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2007/893 E., 2009/173 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Antalya İli, Serik İlçesi, ... Mahallesinde 1947 yılında 3116 ve 4785 sayılı Orman Kanunlarına göre yapılan orman kadastrosu, 1952 yılında 5653 sayılı Kanuna göre yapılan maki tefrik işlemi, 09.01.1994 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun değişik 2/B maddesi uygulaması bulunmakta olup, yapılan yenileme çalışmasında dava konusu 508 nolu parsel 129 ada 876 parsel numarasını almıştır. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Serik ilçesi Karadayı beldesinde kadastro çalışmaları sonucunda tutanakların ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan Karadayı beldesi 508 numaralı 2/B parselinin 6831 sayılı Kanuna göre Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı tarafça davanın reddi savunulmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5841 sayılı Kanun ile Kadastro Kanunu'nun 12. maddesine eklenen 3. fıkrada açıkça, iddia ve taşınmazın niteliğine bakılmaksızın 10 yıllık hak düşürücü sürenin Devlet veya diğer kamu tüzel kişilerine de uygulanmasının öngörüldüğü, Kanunun açık hükmü karşısında davacı Hazine tarafından açılan davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, 12. maddesinin 3. fıkrasının eklenen geçici 8. maddesi ile eldeki davaya uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz yoluna başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda tutanakları ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yüzeysel olduğunu, bilimsel verilerden ve denetimden uzak olduğunu, raporlardaki alan ölçümlerinin birbirinden farklı olduğunu, hükme esas alının bilirkişi raporlarında taşınmazın bir kısmının 2/B sahası olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı belirtildiği halde mahkemece davanın reddine karar verildiğini açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve hukuki niteleme Dosya içeriğine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 Sayılı Orman Kanunu. 3402 sayılı Kadastro Kanunu. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına ve davacı Hazine'nin taşınmazın kamu malı (orman) vasfında olduğu yönünde bir iddiada bulunmadığının anlaşılmamasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.