Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4527 E. 2022/10200 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/4527
- Karar No
- 2022/10200
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı ...'ın davasının reddine, davacı ...'ın davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, öncelikle dava konusu taşınmaza komşu parsel tutanak, dayanak ve varsa kesinleşme şerhli mahkeme ilamlarının getirtilmesi, çevresinde mera parseli bulunup bulunmadığının belirlenmesi, ardından çekişmeli taşınmazı iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı hem aynı, hem komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları ile mahallinde yeniden keşif yapılarak, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, mera olup olmadığı, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, belirtmelikte işgalci olarak adı geçen ...’ın taşınmazla ilgisinin bulunup bulunmadığı, komşu parseller ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususların tek tek sorulup saptanması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, beyanlar arasında doğabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi, keşfe katılacak 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu parsellerden nasıl ayrıldığını açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması, uzman fen bilirkişisinden ise, keşif ve uygulamaları denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor ile krokinin alınması, dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olmadığının tespit edilmesi halinde davalı ... tapusunun oluşum tarihi olan 1961 yılına kadar davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ...'ın davasının reddine, birleşen dosya davacısı ...'ın davasının kabulüne, çekişmeli 116 ada 107 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tarla vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde, taşınmaza revizyon gören ve toprak tevzii çalışması ile oluşan tapu kaydının oluşum tarihi olan 1961 yılından geriye doğru davacı ... lehine olmak üzere zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; davacı ..., çekişmeli taşınmazın babası ... ...'dan intikal ettiğini ancak taksimen kendisine düştüğünü ve toprak tevzi çalışmalarından çok önce de taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürerek taşınmazın adına tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan keşifte dinlenen kişiler, çekişmeli taşınmazın -UYAP üzerinden yapılan sorgulamada 2000 yılında vefat ettiği anlaşılan- babası ...'nin ölümünden sonra davacıya taksimen intikal ettiğini ifade etmiş olup, davacı babası ...'nin Toprak Tevzi tapusunun oluşumundan önceki taşınmaz üzerindeki zilyetliğine ilişkin beyanları duyuma dayalı olduğu gibi, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin başlamasına ilişkin anlatımları da tapu kaydının oluşum tarihinden sonrası döneme ilişkindir. Öte yandan, taşınmaza komşu parsellerde de gerçek kişiler adına tescil edilmiş herhangi bir taşınmazın da bulunmadığının belirlenmiş olması karşısında, ispat yükü üzerine düşen davacı ...'ın, Kadastro Kanunu’nun 46/1, 14 ve devamı maddelerinde sözü edilen zilyetlikle iktisap koşullarının lehine oluştuğunu ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece, davacı ...' ın ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.