Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4229 E. 2023/853 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4229
Karar No
2023/853
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/13 E., 2020/7 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar ..., , ... ile ... ve müştereklerinin davalarının kısmen kabulüne; müdahil davacı ...'ın davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, hükümden sonra asli müdahale istemli olarak ..., davacılar ..., ... ve vekilleri; davalı Hazine vekili ve asli müdahil ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Müdahillik talebinde bulunarak hükmü temyiz eden ... temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Kanun'un "Asli müdahale" başlığını taşıyan 65 inci maddesi; "Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır." şeklindedir. Somut olayda ise hükmü temyiz eden ... davada taraf olmadığı gibi verilen karar ile de (tespit maliki olmadığından) aleyhine hüküm yaratılmadığına ve asli müdahale ancak hüküm verilinceye kadar yapılabileceğine göre adı geçenin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar ..., ... ve vekilleri; davalı Hazine vekili ve asli müdahil ...'ın gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında Konya ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 101 ada 39, 40, 72, 73, 78, 79 ve 80, 123 ada 17 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar dava dışı parsellere uygulanan vergi kayıtlarının miktar fazlası olarak, 101 ada 41 ve 67 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar dava dışı taşınmazlara uygulanan vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazları mera olarak okuduğundan, 128 ada 70 parsel sayılı 3.448.436,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadim ve tahsisli mera olduğundan sözedilerek mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 39 ve 40, 123 ada 17 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, davacı ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 41 ve 67 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, davacı Abdulhamit Serter miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 72, 73 ve 128 ada 70 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, davacı ... ve paydaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 78, 79 ve 80 parsel sayılı taşınmazlar hakkında ayrı ayrı dava açmışlar ve dava dosyaları birleştirilmiştir. 3. Yargılama sırasında ..., 3.7.2013 tarihli müdahale dilekçesinde; davacı ... tarafından dava konusu edilen 101 ada 41 ve 67 parsel sayılı taşınmazların evveliyatının ... ...'a ait olduğu iddiasıyla ve miras yoluyla gelen hakkı bulunduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. II. CEVAP Davalı taraf aşamalardaki beyanlarında, davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2009 tarihli ve 2006/31 Esas, 2009/48 Karar sayılı kararı ile davacıların davalarının reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi mera olarak sınırlandırılmalarına ve özel siciline kaydına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar ..., .... ve ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19.1.2012 tarihli ve 2011/5738 Esas, 2012/166 Karar sayılı kararıyla "...çekişmeli 101 ada 39, 40, 41, 67, 72, 73, 78, 79 ve 80, 123 ada 17 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu ... Köyünde 4753 ve 5618 Sayılı Kanunlara göre 1952 yılında toprak tevzi çalışmaları sonucu köyün tahsisli meralarının tespit edilip tahsislerin de kesinleşerek bu köye ait meraların belirlenip haritaya bağlandığı ve dolayısıyla tahsisli meranın dışında kalan yerlerin mera niteliğini yitirdiği; dava konusu 101 ada 39, 40, 41, 67, 72, 73, 78, 79 ve 80, 123 ada 17 parsel sayılı taşınmazların da bu mera haritası kapsamı dışında kaldıkları ve bu taşınmazlar üzerinde mera tahsis tarihi olan 1952 yılından, kadastro tespit tarihi olan 1992 yılına kadar 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi hükmünde öngörülen 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacılar ..., ... ve ..., ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı zilyetlik yoluyla dolduğunun mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiği; ne var ki, temyize konu taşınmazların kadastro tespitlerinin 26.07.1972 tarihinden sonra yapıldığına göre belgesiz zilyetlikten edinebilecekleri taşınmaz miktarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun ve usulünce araştırılması" gereğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2014 tarihli ve 2013/75 Esas, 2014/58 Karar sayılı kararı ile "...davanın kabulüne 101 ada 39, 40, 123 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ..., 101 ada 72 ve 73 parsel sayılı taşınmazların ..., 101 ada 78, 79 ve 80 parsel sayılı taşınmazların ... ve ..., 101 ada 41 ve 67 parsel sayılı taşınmazların ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline" karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.04.2018 tarihli ve 2015/8317 Esas, 2018/2342 Karar sayılı kararıyla ".. 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca, mahkemece öncelikle davacı tarafa ...'nı da davaya dahil ederek taraf teşkilinin sağlanması hususunda süre ve imkan tanınması; taraf koşulunun sağlanması halinde yasal hasım olan ilgili Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya karşı savunma ve delilleri sorulup saptanması, iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacıların belgesiz zilyetlikten edinilebileceği taşınmaz miktarının araştırıldığı ve buna göre tercih haklarını kullanacakları taşınmazlar yönünden beyanları alındıktan sonra fen bilirkişisinden rapor aldırılarak davacıların zilyetlikle kazanabilecekleri miktarda taşınmazın lehine zilyetlikle iktisap koşulu gerçekleşen davacılar adına tesciline, taşınmazların kalan kısımlarının da tespit gibi mera niteliğiyle sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar vermek gerektiği, buna göre de çekişmeli 101 ada 78, 79 ve 80 parsellerden iktisap edebilecekleri miktarda taşınmazın ... ve ... adına tesciline karar verildiği; davacı ... tarafından dava konusu edilen 101 ada 41 ve 67 parseller üzerinde 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin ... lehine zilyetlik yoluyla dolmuş olduğu ilk bozma öncesi verilen 2006/31 Esas, 2009/48 Karar sayılı kararda tespit edilmiş olup bu hususun Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kapsamı dışında bırakıldığı, ...'ın ise daha sonra dosyaya müdahil olarak mirasın paylaşılmadığını ve kendisinin de taşınmazlar üzerinde hakkı olduğunu ileri sürdüğü 18.10.2019 tarihli duruşmada ise paylaşma olgusuna dayanarak 101 ada 41 parsel sayılı taşınmazın kendi adına tescilini talep ettiği, müdahil davacının karşı tarafın muvafakatı olmadan iddiasını değiştiremeyeceği gibi önceki hükümde bozma kapsamı dışında kalarak davacı ... lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek müdahil ...'ın davasının reddine karar verilmesi gerektiği" şeklindeki gerekçe ile davacı ...'nın davasının kısmen kabul kısmen reddine; çekişmeli 101 ada 39 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile tarla vasfıyla davacı ... adına tesciline; 101 ada 40 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin kısmen iptali ile 01.11.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (G) harfi ile gösterilen 20.409,59 m2 yüzölçümlü kısmın 101 ada 40 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilerek ... adına tapuya; aynı taşınmazın ifrazdan sonra kalan aynı bilirkişi raporuna ekli krokide (H) harfi ile gösterilen 26.371,67 m2 kısmının aynı ada parsel numarası ile kadastro komisyon tespiti gibi mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına; çekişmeli 123 ada 17 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespiti gibi mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına; davacı ...'in davasının kısmen kabul kısmen reddine; çekişmeli 101 ada 73 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin kısmen iptali ile 01.11.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (F) harfi ile gösterilen 17.077,44 m2 yüzölçümlü kısmın 101 ada 73 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile aynı ada devam eden son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline; aynı bilirkişi raporuna ekli krokide (E) harfi ile gösterilen 11.926,35 m2 kısmının aynı ada parsel numarası ile kadastro komisyon tespiti gibi mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına; 101 ada 72 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespiti gibi mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına; davacıları ..., ... ve ...'ın davalarının kısmen kabul kısmen reddine; çekişmeli 101 ada 78 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin kısmen iptali ile 01.11.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 15.141,31 m2 yüzölçümlü kısmın 101 ada 78 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile aynı ada devam eden son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla 1/3 payının ..., 2/3 payının ise davacı ... adına tapuya tesciline; 101 ada 78 parsel sayılı taşınmazın ifrazdan sonra kalan aynı bilirkişi raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen 20.901,83 m2 kısmının aynı ada parsel numarası ile kadastro komisyon tespiti gibi mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına;101 ada 79 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespiti gibi mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına; çekişmeli 101 ada 80 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespiti gibi mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına; ...'ın davasının kısmen kabul kısmen reddine; müdahil davacı ...'ın davasının ise reddine; çekişmeli 101 ada 67 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin kısmen iptali ile 01.11.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 54.564,80 m2 yüzölçümlü kısmın 101 ada 67 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile aynı ada devam eden son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla ... adına tapuya tesciline; 101 ada 67 parsel sayılı taşınmazın ifrazdan sonra kalan aynı bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 66.802,79 m2 kısmının aynı ada parsel numarası ile kadastro komisyon tespiti gibi mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına; 101 ada 41 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile tarla vasfıyla ... adına tapuya tapuya tesciline" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, hükümden sonra asli müdahale istemli olarak ... ile davacılar ..., ... ve vekilleri; davalı Hazine vekili ve asli müdahil ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... ve ... ile vekilleri müştereken verdikleri temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazların bir kısmının mera vasfıyla tescil edilmesinin hatalı olduğu, dava konusu taşınmazların tamamının mera paftası dışında kaldığını ve bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu öne sürerek hükmün bozulmasını istemişlerdir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmişlerdir. 3. Asli müdahil ... temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli 101 ada 41 ve 67 parsel sayılı taşınmazların murisi olan ... ...'dan intikal ettiği ve murisin terekesinin taksim edilmediğini öne sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanun'un 65 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Davalı Hazine vekili ile davacılar ... ve ... ile vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup tarafların 101 ada 39-40-72-73-78-79-80 ve 123 ada 17 parsel sayılı taşınmazlara yönelen ve temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden anılan parseller yönünden verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Asli müdahil ...'ın; 101 ada 41 ve 67 parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile asli müdahilin davasının reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; davacı ... tarafından dava konusu edilen 101 ada 41 ve 67 parseller üzerinde 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin ... lehine zilyetlik yoluyla dolmuş olduğu ilk bozma öncesi verilen 2006/31 Esas, 2009/48 Karar sayılı kararda tespit edilmiş olup bu hususun Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kapsamı dışında bırakıldığı, bozma kapsamı dışında kalarak davacı ... lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiği şeklindeki mahkeme kabulü ve gerekçesi; bahse konu 3.7.2009 tarihli kararda asli müdahil ... taraf olmadığından asli müdahil aleyhine usuli müktesep hak olarak nitelendirilemeyeceği gibi; ... davaya asli müdahale talebinde bulunduktan sonra; davacı ...'ın iş bu asli müdahale talebine karşı beyanında; çekişmeli taşınmazların müşterek muris ... ...'dan geldiği; mirasçıları arasında herhangi bir yazılı taksim olmadığı; ancak söz konusu bu taşınmazları kendisinin kullandığı şeklindeki beyanı dikkate alındığında tarafların ortak murisi ... ...'ın terekesinin taksim edilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davacı ...'ın davasının kabulü gerekirken reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 101 ada 41 ve 67 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Müdahillik talebinde bulunarak hükmü temyiz eden ...'ın temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili ile davacılar ... ve ... ile vekillerinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile 101 ada 39-40-72-73-78-79-80 ve 123 ada 17 parsel sayılı taşınmazlar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; asli Müdahil ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile 101 ada 41 ve 67 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden ... ile ...'a ayrı ayrı iadesine, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL'nin temyiz eden ... ve ...'dan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4229, K. 2023/853, T. 21.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-4229-e-2023-853-k-b4712cf1d3b6