Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/16514 E. 2024/7195 K.
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/16514
- Karar No
- 2024/7195
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/34 E., 2021/32 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R Kadastro sırasında, ... ilçesi ... köyü 155 ada 9 parsel sayılı 9.540,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tarla niteliği ile ... adına, 155 ada 8 parsel sayılı 6.051,69 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, mezarlık niteliği ile köy tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili, dava konusu taşınmazlara kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Orman İdaresi, 155 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğinde olduğu; ... ise, 155 ada 7 sayılı parselin mera niteliğinde olduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır. İlk Derece Mahkemesince davacı ... ve ... Cami Köyü Tüzelkişiliğinin davalarının reddine, müdahil Orman İdaresinin davasının kabulü ile 155 ada 8 ve 9 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptaline, taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.01.2014 tarihli ve 2013/7053 Esas, 2014/289 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.01.2014 tarihli ve 2013/7053 Esas, 2014/289 Karar sayılı kararında özetle; " İlk Derece Mahkemesince, müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilerek çekişmeli 155 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların orman içi açıklık olduğu gerekçesiyle orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmişse de çekişmeli parsellerin çevresinde yol ve başkaca parseller bulunduğu, yapılan araştırma ve incelemenin, taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık konumunda olup olmadığını belirlemeye yeterli olmadığı, taşınmazların eylemli durumlarının da tam olarak saptanmadığı, bu haliyle yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli olmadığı açıklanarak, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ve bir fen elemanı eliyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; tahdit hattına göre konumunun belirlenmesi, kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, eski tarihli hava fotoğrafları incelenerek taşınmazların niteliği net ve kesin biçimde saptanması, kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, çevre parsellerin kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak davalı taşınmazların orman içi açıklığı niteliğinde olup olmadığının saptanması, açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, her ne kadar tüzel kişiliği sona eren ... Köy Tüzel Kişiliği 155 ada 7 parsel yönünden davaya katılmış ise de askı ilan süresi içerisinde görülmekte olan davada veya başkaca bir dosyada usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından 155 ada 7 parselin kadastro tutanağının olağan usullerle kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar vermek gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca 155 ada 8 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, tanıkların davacı ... veya murislerinin dava konusu taşınmazları kullandığına dair beyanda bulunmadıkları, gerek bozma öncesi keşifteki Mahkeme gözlemi gerekse de ziraat bilirkişisi raporunda da belirtildiği gibi taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılmadığı, taşınmazın imar ve ihya edilmemesi ve üzerinde halen ...e ait olduğu alınan beyanlar ile sabit olan ve keşif icrasında da görülen kalıntılar bulunduğu, her ne kadar ziraat bilirkişisi tarafından matbu şekilde taşınmazın imar ihyasının 30 yıl önce tamamlandığı rapor edilmiş ise de raporun bu kısmına itibar edilmeyeceği, bir an için itibar edileceği düşünülse dahi kadastro tespit tarihi olan 2004 tarihinden geriye doğru 20 yıllık zilyetlik koşullarının sağlanmadığı, yine hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca 155 ada 9 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile, müdahil (... Cami Köyü Tüzel Kişiliğinin tüzel kişiliği sona ermekle) .... Belediye Başkanlığının 155 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin usulüne uygun açılmış bir davası olmadığından 155 ada 7 parselin kadastro tutanağının olağan usullerle kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne iadesine, davacı ... ve Orman İdaresinin 155 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davasının reddine, taşınmazların tespitteki gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince yapılmıştır. 1- Davacı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden, Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, hükme esas bilirkişi raporları, Mahkeme gözlemleri ve tanık beyanları uyarınca davacının zilyetliğini ispatlayamadığına, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Asli müdahil Orman İdaresinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, Hemen belirtmek gerekir ki, bozmaya uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Ayrıca, İlk Derece Mahkemesince bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklanmasına rağmen, bilirkişilerce 1958 ve 1982 tarihli memleket haritalarının dayanağı eski tarihli hava fotoğrafları incelenerek taşınmazların niteliği, orman içi açıklığı niteliğinde olup olmadığı saptanmamıştır. Bu hali ile İlk Derece Mahkemesince hükme dayanak alınan bilirkişi raporları taşınmazların niteliğini belirlemede yetersiz olup, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı, bir ziraat mühendisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen hususlar gözardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL nin temyiz eden ...'den alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.