Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/15050 E. 2022/8909 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/15050
- Karar No
- 2022/8909
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davası sonucu verilen hükmün Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulması üzerine, Yerel Mahkemece verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'ye eklenen Geçici 4/1. maddesi uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Seydişehir İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 284 ada 4, 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı sırasıyla 866,34 - 1.432,08 - 2.396,21 - 4.332,50 -3.818,75 ve 3.447,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 284 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 284 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 284 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 284 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ...oğlu ... adına; 284 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ...oğlu ... adına; 284 ada 10 parsel sayılı taşınmaz ise ...oğlu ... adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunda reddedilen davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların kadastro komisyon tutanakları gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/8080 Esas, 2016/6262 Karar sayılı ilamıyla özetle; "öncelikle muris adına tespit gören başkaca taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılarak, taşınmaz başında yeniden yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişinin katılımı ile keşif yapılması, keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklardan murisin ölümünden sonra taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmış ise hangi taşınmazın kime isabet ettiği, bir kısım taşınmazların taksim dışında bırakılıp bırakılmadığı hususları sorularak ayrıntılı somut beyanlarının alınması, çelişki oluşması halinde çelişkilerin giderilmeye çalışılması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 284 ada 4, 6, 7, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki kadastro komisyon tutanaklarının iptaline, taşınmazların, tarafların murisi ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 284 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın reddi ile kadastro komisyon tutanağı gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2018/1294 Esas, 2020/4981 Karar sayılı ilamıyla özetle; “Davanın, kadastro tespitine itiraza ilişkin olduğu, kadastro davalarında husumetin kadastro tutanaklarının malik hanesi bölümlerinde tespit maliki olarak gösterilen kişi/kişilere, bu kişi/kişilerin ölmüş olmaları halinde ise bu kişi/kişilerin mirasçılarına yöneltilmesi ve tüm mirasçıların davada yer almasının zorunlu olduğu, bunlar haricindeki kişilerin taraf sıfatının bulunmadığı belirtilerek, davacının, tespit maliki olmayan ve bu nedenle de taraf sıfatı bulunmayan davalı ...’a karşı açtığı davanın husumet (sıfat yokluğu) nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu yönün göz ardı edilerek yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu olacak şekilde aleyhine hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmaması üzerine dava yeniden esasa kaydolunarak Mahkemece yapılan yargılama sonunda "kadastro davalarında husumetin kadastro tutanaklarının malik hanesi bölümlerinde tespit maliki olarak gösterilen kişi/kişilere, bu kişi/kişilerin ölmüş olmaları halinde ise bu kişi/kişilerin mirasçılarına yöneltilmesi zorunlu olup bunlar haricindeki kişilerin taraf sıfatının bulunmayacağı; dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişinin taraf ehliyetini yitireceği, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-d maddesine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olup kamu düzeni ile ilgisi nedeniyle yargılamanın her aşamasında resen göz önünde bulundurulmasının zorunlu olduğu; taraf ehliyeti mevcut olmayan kişinin taraf sıfatı da olamayacağından açılacak bir davanın o kişinin mirasçılarına karşı yöneltilmesi gerektiği, davaya konu olan 284 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 01.03.2011 tarihinde vefat eden ölü ...oğlu ... adına tespit edildiği ve bu hususun beyanlar hanesinde belirtildiği, davanın açıldığı tarihte dava konusu 284 ada 8 parsele yönelik açılan davanın tespit maliki ölü olduğu için onun mirasçılarına karşı açılması gerektiğinden davacı tarafından husumetin doğru kişi/kişilere yöneltildiği ve anılan davalı ... oğlu ...’ın davada pasif husumet ehliyetinin bulunduğu” belirtilerek önceki kararda direnilmiş; direnme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve daha önce uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edilmesine ve direnme kararının yerinde olmasına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan direnme hükmünün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 21,40 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.