Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/13527 E. 2023/79 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13527
Karar No
2023/79
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/25 E., 2018/35 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kadastro sırasında, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan;101 ada 18, 41, 43, 46,71 parsel, 103 ada 55 parsel, 106 ada 28, 36, 42, 101, 104 parsel, 158 ada 30, 38 parsel, 183 ada 6, 28, 61, 67 parsel, 193 ada 2, 5 parsel,195 ada 78 parsel, 211 ada 24 parsel, 221 ada 9, 12 ve 15 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı ... adına; 103 ada 53, 106 ada 103, 119, 158 ada 20 ve 40, 186 ada 16, 221 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar aynı nedenle davalı ... adına; 101 ada 44, 103 ada 46, 106 ada 116, 158 ada 7, 18, 28, 183 ada 5, 60, 221 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar aynı nedenle davalı ... adına; 106 ada 81, 109, 158 ada 12, 22, 183 ada 51, 66 ve 211 ada 27 parsel sayılı taşınmazlar aynı nedenle davalı ... adına; 158 ada 6, 19, 183 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar aynı nedenle davalı ... adına; 188 ada 3 ve 221 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar aynı nedenle davalı ... adına; 106 ada 124 parsel sayılı taşınmaz aynı nedenle davalı ... adına tespit edilmiştir. 2.Davacı ... ve müşterekleri dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların kök muris ...’den intikal ettiği ileri sürülerek çekişmeli taşınmazın kadastro tespitlerinin iptali ve tüm mirasçılar adına tescili istemi ile dava açmışlardır. II. CEVAP Davalı ...; dava konusu taşınmazların babası olan ...'in, ... ve ... isimli şahıslardan satın aldığını, taşınmazları ...'den satın almadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2014 tarihli ve 2013/41 Esas, 2014/266 Karar sayılı kararı ile; “verilen kesin süreye rağmen keşif için belirlenen keşif avansının yatırılmadığı” gerekçesiyle davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.11.2015 tarihli ve 2014/22109 Esas, 2015/13697 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine esas alınan kesin süre içerisinde belirlenen keşif avansı ara kararında mahalli bilirkişi ile davacı tanıkları için davetiye gideri belirlenmediği gibi kesin süre içerisinde keşif avansının yatırılması halinde dahi masrafın yattığı tarih ile keşif günü arasında davetiye tebliği için yeterli süre olmadığı gereğine değinilerek bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacılar tanığının yaşı ve beyanları dikkate alındığında taşınmazların evvelden muris ... kullanımında olduğu, ... tarafından bu yerlerin ...'e verildiği, ... tarafından ise bizzat davacı tanığının maddi olgulara dayanarak tarih aralığı verdiği 1950-1955 yılları arasında ... ve ...' e verildiği bu tarihten itibarende bahsedilen kişilerin itirazsız bir şekilde zilyet oldukları, bunların ölümü ile de davalıların bu zilyetliği sürdürdükleri, bu kabule göre davalıların zilyetlikleri eklemeli olarak 70 yılı aşkın bir süredir devam ettiği, bu sürenin yerleşik içtihatlara göre insan ömrünü aşan bir süreye tekabül ettiği ve bu durumun da taksime karine teşkil ettiği, dava konusu 106 ada 24 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'e babası ...'den kaldığı ve muris ... terekesine ait olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine, ... adına tespit edilen taşınmazların ...’in ölmüş olması nedeni ile payları da gösterilmek sureti ile mirasçıları adına tesciline, diğer taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan Birsen vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; yedi tanık dinlenmesine rağmen sadece tanıklardan ... 'un beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulduğu, tanıkların taşınmazlar başında dinlenmediği, tanık beyanları arasında çelişki olduğu, delil olarak sundukları kök muris ...'e ait veraset ilamının hüküm kurulurken dikkate alınmadığı, dava konusu taşınmazların kök muris ...'den geldiğinin sabit olduğu, davacıların mirasçılık haklarına dayalı olarak hak kaybının önlenmesi için eldeki davayı açtıklarını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00 TL'nin temyiz eden davacı ... Portakaloğludan alınmasına, Taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13527, K. 2023/79, T. 12.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-13527-e-2023-79-k-792847866bd5