Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/12271 E. 2023/1324 K. – Tescil

Konu: Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/12271
Karar No
2023/1324
Karar Tarihi
Konu
Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/536 E., 2019/180 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ..., 19.12.2013 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan üç parça tesbit dışı taşınmazı imar ve ihya ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu belirterek adına tescilini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup davacı lehine kazanma koşullarının oluşmadığını öne sürerek davanın reddi ile taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 3.Davalı ... İdaresi vekili, taşınmazın etrafının fiilen ve hukuken orman sayılan yerlerden olduğunu, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2014 tarihli ve 2013/482 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile; fen bilirkişi tarafından düzenlenen 09.06.2014 tarihli rapor ve krokide (A), (B) ve (C) harfleri ile işaretlenen sırasıyla 2.680,69 m2 - 2.309,29 m2 - 7.568,47 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı ... adına tapuya tesciline karar karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz talebinde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/13391 Esas, 2016/4141 Karar sayılı kararı ile “Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmazların sınırında 94 ve 96 sayılı orman parselleri bulunduğu halde kanunun açık hükmüne rağmen Orman Yönetimi davaya dahil edilmeden yokluğunda yargılama yapılıp yazılı şekilde sonuçlandırıldığı, hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi raporunda; çekişmeli (A) harfi ile işaretlenen taşınmazın, %8-10 eğimli, %50 oranında çok taşlı sınıfında olduğu, orta kısımlarda blok kayaların bulunduğu, imar ve ihyanın henüz tamamlanmadığı belirtildiğinden anılan yere ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken (A) harfi ile işaretlenen 2.680,69 m2 yüzölçümlü taşınmazda imar ve ihyanın tamamlandığı, TMK'nın 713. maddesindeki koşulların oluştuğu yönündeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davacı adına tescil edildiği, davacı ... adına aynı çalışma alanında (... köyünde) senetsiz ve belgesizden taşınmaz mal tesbit ve tescil edilip edilmediği yönünde tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile hukuk yazı işleri müdürlüklerinden cevaplar alınmadan karar verildiği, bunlardan ayrı, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda (A) (fen raporunda ise C) harfi ile işaretlenen taşınmazın doğu bölümünün 1969 tarihli hava fotoğrafında koyu alanda, 1963 tarihli memleket haritasında ise tamamen açık alanda işaretlendiği, anılan çelişki üzerinde durulmadığı gibi 1969 tarihli hava fotoğrafının stereskop aleti ile de incelemesinin de yapılmadığı, dosyada orman tahdit haritası ve çalışma tutanakları bulunmadığından orman raporu ekindeki hat uygulamasının da denetlenemediği, ayrıca hat uygulamasının, hava fotoğrafı ve memleket haritaları üzerindeki aplikelerin sadece orman bilirkişi tarafından yapılmış olup, orman ve fen bilirkişilerinin ortak rapor düzenlenmediği açıklanarak,öncelikle dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Orman Yönetimine tebliğ edilerek husumetin yaygınlaştırılması, daha sonra dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespiti halinde komşu parsel kayıtları da uygulanarak davacılar yararına kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gerektiğine değinilerek hüküm bozulmuştur. 3.Yargıtayın yukarıda belirtilen ilamına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4.Yargıtay (20). Hukuk Dairesinin 30.05.2016 tarihli ve 2016/5476 Esas, 2016/5961 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tescile konu taşınmazların bulunduğu ... Mahallesinde 26.07.1963 tarihinde tapulama çalışmalarına başlanıldığı ve tapulama tutanaklarının 15.04.1967 tarihinde kesinleştiği, tescile konu yerin taşlık ve çalılık olarak tescil harici bırakıldığı, yapılan keşif, mahalli bilirkişi beyanları, tanık beyanları, fen bilirkişisi, orman bilirkişisi ve ziraatçı bilirkişileri raporlarına göre tescile konu B ve C harfleriyle gösterilen kısımların orman tahdit sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olup, zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu, fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısmın ise orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; 21.05.2018 tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekindeki krokide kırmızı renkle (A) harfi ile gösterilen 2.680,69 m²'lik kısım yönünden davanın reddine, söz konusu kısmın Orman vasfı ile Hazine adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 2.309,29 m²'lik kısma ve (C) harfi ile gösterilen 7.568,47 m²'lik kısma en son parsel numarası verilerek davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, Yargıtay bozma ilamında değinilen eksiklikler giderilmeden hüküm kurulduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazların evveliyatlarının orman niteliğinde olduğu gözetilmeden mevcut durumları değerlendirilerek hüküm kurulmasının temyiz nedeni olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava Türk Medenî Kanunu'nun 713 üncü maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın orman olup olmadığı, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu' nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Hemen belirtmek gerekir ki, bozmaya uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Ayrıca, mahkemece bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklanmasına rağmen, 1971 yılında kesinleştiği orman mühendisi bilirkişi tarafından bildirilen orman kadastro çalışmasına ilişkin belgeler getirtilmemiş, komşu taşınmazların tutanak ve dayanakları, özellikle hükmen tescil edildiği anlaşılan 104 ada 8 ve 9 parselle ilişkin tescil dosyaları getirtilip uygulanmamış, dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan önceki tarihli bozma ilamına uygun şekilde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan tüm orman kadastro çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri; dava konusu taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları ile kadastro çalışma paftaları; dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri de gösterecek şekilde memleket haritaları ve bu haritaların dayanağı en eski tarihli ve dava tarihinden 15-20 yıl öncesi farklı dönemlere ilişkin hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı ve bundan sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, 1 fen bilirkişisi, bir jeodezi-fotogrametri harita mühendisi bilirkişisi ve ziraatçı bilirkişi ile yerel bilirkişiler ve tanıkların katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı; 6831 sayılı Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığı araştırılmalı, taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırlarının dışında bulunduğunun ve orman içi açıklık olmadığının anlaşılması halinde, memleket haritaları ile bu haritaların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafları ve amenajman planı bilirkişiler marifetiyle çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak, dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın önceki ve halen niteliğinin ne olduğu, kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli; üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı; klizimetre (eğim ölçer) cihazı ile taşınmaz bölümlerinin gerçek eğimi (en düşük, en yüksek ve ortama eğiminin) memleket haritasındaki münhanilerden de yararlanılarak belirlenmeli; taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyor ise ne şekilde işlem gördüğü keşfen de tespit edilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellere ait tespit tutanağı ve dayanağı kayıtlar uygulanarak çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri tespit edilmeli ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden, taşınmazın toprak yapısını, önceki ve halen mevcut niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; taşınmazın öncesinin orman veya 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12'yi aşan ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten dava tarihine ya da imar planı kapsamına alınma tarihine (hangisi daha önce ise) kadar zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı ve 20 yıllık zilyetlik süresinin dolup dolmadığı gözetilmeli; yine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, belirtilen hususlar gözardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12271, K. 2023/1324, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-12271-e-2023-1324-k-7cd6310ee955