Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/12131 E. 2023/3989 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/12131
Karar No
2023/3989
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/251 E., 2019/52 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 inci, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri gereğince açılan tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile ... ili Tire ilçesi Derebaşı köyü 09.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A2) (6.680,69 m2 lik alan) harfi ile gösterilen kısmın zeytinlik vasfıyla aynı paftanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına 1/2'şer hisseli olarak tapuya kayıt ve tesciline, 09.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A1 ve B harfleri ile gösterilen taşınmazlar bakımından davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Yörede 1969 yılında yapılan tapulama çalışmalarında dava konusu alan taşlık olarak tescil harici bırakılmıştır. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, Tire ilçesi Derebaşı köyü sınırları içerisinde bulunan, sınırlarını dava dilekçesinde bildirdiği tahminen 10.000 m2 miktarındaki taşınmazın davacının zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, kadastro tespiti sırasında tapulama harici bırakıldığını, taşınmazın davacı ve murislerinin 80 yılı aşkın bir süredir malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu ve davacı ile murisleri tarafından imar ve ihya edilerek tarım arazisi olarak kullanıldığını açıklayarak, 4721 sayılı Kanun'un 713 ve devamı maddeleri gereğince davacılar adına 1/2 hisse olarak tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılardan Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın orman vasfında olması nedeniyle tapulama harici bırakıldığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalılardan ... vekili davanın reddini savunmuştur. 4. Davalılardan ... vekili davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2014 tarihli ve 2013/155 Esas, 2014/165 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılardan Orman İdaresi vekili ile davalılardan Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.03.2017 tarihli ve 2015/11679 Esas, 2017/1922 Karar sayılı kararıyla, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, tescili istenilen taşınmazların niteliğinin, imar-ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ve dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15, 20 ve 25 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun, anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerektiği, somut olayda mahkemece, taşınmazın hem (A) hem de (B) ile gösterilen bölümleri yönünden anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi keşif sonrası alınan ziraat bilirkişi raporundan (B) harfi ile gösterilen bölümünün oldukça eğimli olduğu bu kısım üzerinde hiç bir çalışma yapılmamış olduğu, halen çalılık vasfında bulunduğunun belirtildiği, orman bilirkişi raporunda ise taşınmazın batı bölümünü oluşturan bu kısmının eğiminin %30-35 arasında olduğu ve pırnal meşesi ve delice ile kaplı olduğunun belirtildiği halde, üzerinde hiç bir imar-ihya çalışması bulunmadığı anlaşılan taşınmazın (B) bölümü yönünden yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verildiği, 6360 sayılı Kanuna göre Tire İlçe Belediye Başkanlığının ve ilgili Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporuna ekli krokide A1 ve B harfleri ile gösterilen alanların orman vasfında olduğu ve orman sayılan yerlerin özel mülkiyete tabi olmasının mümkün olmadığı, A2 ile gösterilen kısmın ise 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerinde aranan imar ihya ve zilyetlik koşullarını sağladığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... ili Tire ilçesi Derebaşı köyü, 09.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A2) (6.680,69 m2 lik alan) harfi ile gösterilen kısmının zeytinlik vasfıyla aynı paftanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına 1/2'şer hisseli olarak tapuya kayıt ve tesciline, 09.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A1 ve B harfleri ile gösterilen taşınmazlar bakımından davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılardan Hazine vekili (A2) ile gösterilen bölüme yönelik olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılardan Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yetersiz inceleme ve araştırma ile hüküm verildiğini, hak düşürücü süre içinde dava açılmadığını, imar ihya ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını, vekil edeni idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının (A2) ile gösterilen bölüm yönünden bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın kabulüne karar verilen (A2) ile gösterilen bölüm yönünden, davacı yararına kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak 4721 sayılı Kanun'un 713/1 inci, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddeleri gereğince tescil koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3116 sayılı Orman Kanunu (3316 sayılı Kanun), 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun), 3402 sayılı Kanun. 3. Değerlendirme Her ne kadar, davacılar vekili tarafından, dava konusu taşınmazın davacı / murisleri tarafından imar ihya edildiği ve uzun süredir zilyet ve tasarrufunda bulunduğu iddiası ile taşınmazın davacılar adına tescili istemi ile dava açılmış ve İlk Derece Mahkemesi tarafından da taşınmazın temyize konu, A2 ile gösterilen bölümüne ilişkin olarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, dosya kapsamındaki belgelerden yargılama sırasında, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapıldığı, davacı adına tescil kararı verilen A2 ile ilgili bölümün Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava aynı zamanda orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına itiraza dönüşmüştür. 6831 sayılı Kanun'un 11/1 inci maddesi ve 3402 sayılı Kanuna göre, orman kadastrosuna itiraz davasına bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca, mahkemece; tescil davası elde tutulup, orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına itiraz yönünden kadastro mahkemesi görevli olduğundan dava tefrik edilerek görevsizlik kararı verilip, orman kadastrosuna ve 2/B işlemine itiraz davası 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165 inci maddesi uyarınca bekletici mesele yapılıp kesinleşmesinden sonra sonucuna göre tescil istemi yönünden koşulların oluşup oluşmadığı da ayrıca değerlendirilmek suretiyle esas hakkında karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12131, K. 2023/3989, T. 03.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-12131-e-2023-3989-k-79364fb9ef2c