Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/10582 E. 2023/586 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10582
- Karar No
- 2023/586
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1757 E., 2019/83 K. KARAR : İstinaf talebinin kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/502 E., 2017/362 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Dava konusu 166 ada 28 parsel sayılı taşınmaz, 2.178,66 m2 yüzölçümü, fındık bahçesi vasfı ile davalı ... adına kayıtlıdır. 2. Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde; Düzce ili, ... Köyünde 2007 yılında kesinleşmiş 5304 sayılı kadastro uygulaması bulunduğunu, ... ilçesi, ... Köyünde ise 1744 sayılı orman kadastro çalışması ve 5304 sayılı kadastro uygulaması bulunduğunu, ... Köyü kadastrosu üzerine ... Köyü 1744 orman kadastro çalışması atıldığında ... Köyünde bulunan 166 ada 28 parselin tamamının ... Köyü 1744 sayılı orman kadastro çalışmalarına göre orman sayılan alan içinde kaldığının görüldüğünü, halen veya öncesi orman olan taşınmazın özel mülke konu olmasının mümkün olmadığını belirterek Düzce ili, ... Köyünde bulunan 166 ada 28 parselin tamamının tapusunun iptali ile orman olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, özel mülkiyete konu olamayacağı, kesinleşen tahdit içinde kalan tapu kayıtlarının hukuki değerlerini kaybettikleri gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline orman niteliği ile tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili ve yetersiz olduğunu ayrıca ... ve Deredibi Köylerinde yapılan orman kadastrosunun ... Köyünde ilan edildiğine dair belgenin dosyada bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Köyünde yapılan orman kadastrosunun ... Köyünde ilan edilip edilmediği, ... Köyünün 1978 yılında ... Köyüne bağlı olup olmadığı, ... Köyünde (Mahallesinde) kesinleşen orman kadastrosunun bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamakta ise de.... öncesi itibariyle de yani 1959 basım tarihli memleket haritasına, 1944 ve 1966 uçuş tarihli hava fotoğraflarına göre de orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davanın kabulüne karar verildiği halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesine aykırılık teşkil edecek ve infazda duraksama yaratacak şekilde hükmün 1 rakamlı bendinin son cümlesinde “...taşınmazın orman vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline” yazılıp Hazine adına tesciline yönünde hüküm kurulmaması doğru olmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, Düzce İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi 166 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline şeklinde yeniden hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ... ve ... Köylerinde yapılan orman kadastro çalışmalarının ilan edilmediğini, dava konusu taşınmazın kesinleşen tahdit sınırları içerisinde bulunmadığını ve orman sayılan yerlerden olmadığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen tahdit sınırları içerisinde bulunup bulunmadığı ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 353, 356, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi. 3. Değerlendirme Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyü, ... Köyüne bağlı iken bu köyde 07.05.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun uyarınca yapılan 2 inci madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmaza sınır bulunan ... Köyünde ise 1944 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) uyarınca yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 02.10.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) ile değişik 2 nci madde uygulaması bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı İdare çekişmeli 166 ada 28 sayılı parselin kesinleşen tahdit sınırları içinde kaldığı, halen ve öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. Dosyaya getirtilen belgelerden, taşınmazın içinde bulunduğu ... Köyünün evvelinde Kabalak Köyü idari sınırları içerisinde iken 1991 yılında bu köyden ayrıldığı, sınır komşusu olan ... Köyünde 1975 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2 nci madde uygulaması sırasında orman sınırları içerisine alındığı, ancak bu tarih itibariyle ... Köyünün ... Köyüne bağlı olmadığı gibi ... Köyünde yapılan çalışmanın da ... ya da bağlı olduğu Kabalak Köyünde ilan edilmediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle ... Köyünde yapılan tahdit sırasında çekişmeli taşınmazın orman sınırları içine alınmasının herhangi bir hukuki geçerliliğinin olmayacağı, davalı tapu malikini bağlamayacağı açıktır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın bağlı bulunduğu Kabalak Köyünde yapılan tahdit sırasında ne gibi bir işleme tabi tutulduğu araştırılmadan komşu ... Köyünde yapılan tahdide değer verilerek taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu yönündeki kabulü açıklanan gerekçeyle yerinde görülmemiştir. O halde; öncelikle Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde ya da ... Köyünün eskiden bağlı olduğu Kabalak Köyünde orman kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı araştırılarak yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi, bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve en nihayetinde taşınmazın ... ya da eskiden bağlı olduğu Kabalak Köyünde yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında ne gibi bir işleme tabi tutulduğu açık kesin ve net bir şekilde bilirkişilerce saptanmalıdır. Ayrıca davacı taşınmazın öncesi itibariyle orman olduğu iddiasına da dayandığından taşınmazın ve öncesinin memleket haritası ve hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli ve ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.