Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/6259 E. 2013/1714 K.

Konu: Mal Rejimi, Boşanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/6259
Karar No
2013/1714
Karar Tarihi
Konu
Mal Rejimi, Boşanma

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı ... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Bakırköy 4. Aile Mahkemesi'nden verilen 17.02.2012 gün ve 842/144 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; tarafların 1967 yılında evlendiklerini ve çalışmaları nedeniyle elde ettikleri ortak birikimlerle taşınmazlar edinildiğini açıklayarak 494 ada 10 (1189 ada 25) parsel ... arsa üzerine yaptıkları 2 katlı binanın 2007 yılında davalı tarafından 3. şahıslara satıldığını, tarafların müşterek çalışmalarıyla edinilen ve davalı yanca satılan taşınmazın satışından elde edilen gelirden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla vekil edeni payına düşen kısımdan 10.000 TL'nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Daha sonra harcını yatırmak suretiyle verdiği 17.03.2010 tarihli ıslah dilekçesinde talep miktarını 42.340 TL'na yükseltmiştir. Davalı vekili; dava konusu arsanın evlenmeden önce vekil edeni tarafından satın alındığını, davacının nizalı evin yapıldığı tarihlerde çalışmadığını ve geliri olmadığından taşınmaza katkısının bulunmadığını, vekil edeninin davacıyı eşi olduğu için Bağ-Kur emeklisi yapmak için, üzerine işyeri açtığını ve daha sonrada davacının emekli olduğunu, davacının kazancı olmayıp sadece emekli olmasını sağlamak üzere sigortaya kayıt yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, bilirkişi tarafından hesap edilen 22753,15 TL alacağın 10.000 TL'sinin dava tarihinden, diğer kısmının ıslah tarihi olan 17.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir. Hükmün redde ilişkin bölümü davacı vekili, kabule ilişkin bölümü ise davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar, 05.07.1967 tarihinde evlenmişler, 16.02.2005 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 07.12.2006 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. 4721 ... TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra bir yıl içinde başka mal rejimi seçilmediğinden, taraflar arasında bu tarihe kadar 743 ... TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten sonra edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK'nun 202). Yanlar arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 28.09.2005 tarihinde sona ermiştir (TMK'nun 225/2). Davacı tarafın davasını kısmen kanıtladığı görüşünden hareketle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine dair hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye ve yanlar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeye yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu edilen 494 ada 10 nolu parselin; 46/69 pay oranında ve arsa niteliğiyle 04.07.1994 tarihinde imar uygulaması sonucu davalı adına tapuda kayıtlı iken, imar uygulamaları sonucunda 1189 ada 25 parsel olarak davalının 16.07.2007 tarihinde satışı sonrasında ve halen davada yer almayan 3. şahıs adına tapuda kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu parselin 624 parselden geldiği dosya kapsamından anlaşılmakta ise de, tapu kaydının tüm tedavülleri dosya içinde yer almadığından davalı adına ilk olarak hangi tarihte tescil edildiği belirlenememiştir. Mahkemece; öncelikle, dava konusu 494 ada 10 (1189 ada 25 ) parselin, davalı adına tapuya ilk tescil tarihini gösteren tapu kaydının, ilk tesis tarihinden itibaren tüm tedavül kayıtlarıyla birlikte Tapu Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması ve davalının satın alma tarihine göre dava konusu arsanın davalının kişisel malı olup, olmadığı hususu üzerinde durulması gerekir. Ayrıca, dosya kapsamından; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ve davaya konu olan 2 katlı evin bulunduğu yerde daha önce 29.05.1971 tarihinde inşasına başlanıp 19.10.1976 tarihinde inşaası tamamlanan gecekondu vasfında taşınmazın davalı adına Yapı Kullanma İzin Belgesi verilmek suretiyle yaptırıldığı, yine aynı dava konusu taşınmaza 01.01.1987 tarihinde inşaatı biten binanın davalı adına yaptırıldığı Emlak Vergi Bildirimi Belgesinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu yukarıda parsel numarası yazılı bulunan taşınmaz üzerindeki iki katlı eve ilişkin bulunduğuna göre, dava konusu iki katlı evin hangi tarihte yapımına başlandığı ve hangi tarihte yapımının tamamlandığının kesin olarak belirlenmesi gerekir. Mahkemece tarafların tanıkları ve Yapı Kullanma İzin Belgelerinden dava konusu iki katlı evin yapıldığı tarihlerin kesin olarak saptanmasına çalışılması ve katkı payı alacağının bu tarihlere göre araştırılıp, belirlenmesi gerekir. Kaldı ki, dava konusu iki katlı evin 01.01.2002 tarihinden önce edinildiği dosya kapsamından anlaşıldığına göre; 743 ... TMK'nun 170. maddesi gereğince eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu saptanmıştır. Bu halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 743 ... TKM'nin yürürlükte olduğu; 01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir. Bundan ayrı, aynı Kanunun 153. maddesi gereğince eve kadın bakar. Başka bir anlatımla kadının eve ve çocuklarına bakması, ev işleri yapması onun yasal ödevidir. Eşlerden birinin edindiği mala diğer eşin doğrudan maddi bir katkısı yoksa, bu talep kabul edilemez. O halde Mahkemece yapılacak iş; tarafların çalışmaya başladıkları günden itibaren gelirlerine ilişkin maaş bordrolarının ilgili kurumlardan getirtilerek dosya arasına konulması veya bu konuda elden alınıp mahkemeye sunulması konusunda taraflara süre ve imkan tanınması, SSK Genel Müdürlüğü'nün Mahkemeye hitaben yazdığı karşılık yazıya göre; davacı kadının 01.01.1984 tarihinden itibaren önce Bağ-Kur daha sonrada SSK sigortalı çalışanı iken 19.10.1998 tarihinde emekli olduğu anlaşıldığına göre, davalı koca gibi davacı kadının da kazancının olduğunun kabul edilerek araştırmanın bu doğrultuda yapılması, böylece davacı ve davalının herbirinin ayrı ayrı gelirlerine ilişkin belgeler değerlendirilerek toplam gelirlerinin ayrı ayrı hesaplanması, dava konusu iki katlı ev bakımından edinildiğitarihteki, eşlerin sosyal statüleri ve mesleki kariyerleri göz önünde bulundurularak herbirinin ayrı ayrı kişisel harcamalarının hesaplanması, 743 ... TKM'nin 152. maddesi uyarınca, davalı kocanın evi geçindirme yükümlülüğü gözetilerek normal koşullarda yapılabilecek evi geçindirmeye ilişkin harcamalarının ayrıca hesaplanıp, kişisel giderlerine eklenmesi, eşlerin herbirinin ayrı ayrı kişisel gelirlerinin toplam gelirlerden indirilerek her eşin yapabileceği tasarruf miktarlarının ayrı ayrı saptanması, toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı payı oranının bulunması için konunun uzmanı bilirkişiden rapor alınması, davalı tarafından edinilen iki katlı evin (iki eş tarafından yapıldığının kanıtlanması halinde) dava tarihindeki gerçek değerleriyle çarpılması sonucu bulunacak miktarın davacının katkı payı alacağı olduğunun kabulü ile hüküm altına alınması ve somut olayda hakkaniyet ilkeleri ve fedakarlığın denkleştirilmesi için TMK'nun 227, BK'nun 42 ve 43. maddelerinin uygulanmasının düşünülmesi, böylece hak ve adalet duygusunun tatmininin sağlanması bakımından toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının katkı payı alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekmektedir. Davacı vekili ile davalı vekilinin, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve 309,45 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 19.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/6259, K. 2013/1714, T. 19.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2012-6259-e-2013-1714-k-ed14162899bf