Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/6808 E. 2026/8271 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6808
- Karar No
- 2026/8271
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/559 E., 2026/747 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2025 tarihli ve 2025/81 Esas, 2025/562 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.02.2026 tarihli ve 2026/559 Esas, 2026/747 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Sanığın uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulundurduğuna, uyuşturucu ticareti yapmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında değerlendirilmesi ve takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine, suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, narkotik ekiplerinin çalışmaları sırasında sanığın uyuşturucu ticareti yaptığı istihbari bilgisi üzerine yapılan fiziki takipte sanığın ikametinden çıkan şahsın üzerinden rızaen bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildiği, usulüne uygun alınan karar uyarınca ikamette ve sanığın üzerinde yapılan aramada da uyuşturucu bulunduğu, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 18.04.2025 tarihli kriminal rapor, sanığın cep telefonunda tespit edilen uyuşturucu alışverişine ilişkin yazışmalar, kullanıcı şahıstan ele geçirilen uyuşturucunun sarılı olduğu bant ile sanıktan ele geçen uyuşturucunun sarılı olduğu bandın aynı olduğuna ilişkin mukayese tutanağı, kullanıcı şahsın sanığın hesabına gönderdiği paralara ilişkin dekontlar ile sanığın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamındaki gerekçelere göre takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.02.2026 tarihli ve 2026/559 Esas, 2026/747 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.