Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/6101 E. 2026/7457 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6101
- Karar No
- 2026/7457
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/363 Esas, 2026/222 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2025 tarihli ve 2025/163 Esas ve 2025/448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53, 63, 54/1. maddeleri uyarınca 13... ay 15 gün hapis ve 137.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.02.2026 tarihli ve 2026/363 Esas, 2026/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanığın Temyiz Sebepleri Hukuki bir gerekçe içermemektedir. 2. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükme esas alınan belgelerin belirtilmediğine, duruşma sırasında okunmayan belgelerin ve delillerin hükme esas alınamayacağına, gerekçeli kararın hükmü destekleyecek nitelikte yeterli ve açıklayacı olmadığına, çelişkilerin giderilmediğine, arama emri ve işleminin usul ve kanuna aykırı olduğuna, 188/4-b maddesinin uygulanmasının, temel cezanın belirlenmesinde gerekçesiz şekilde alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, lehe olan delillerin toplanmadığına, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunmadığına, Mahkemesince verilen kararın bozularak şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'ın uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerine 22.01.2025 tarihinde kolluk görevlilerince başlatılan fiziki takip sırasında sanık ve kullanıcı tanık ...'nın ... Caddesi üzerinde kıraathane önünde bulunan sandalyelerde oturdukları akabinde kullanıcı tanık ...'nın, sanık ...'e para verdiği, sanık ...'ün ise kıraathanenin içerisine girip çıktıktan sonra kullanıcı tanığa bir cisim verdiği devamında birlikte yürüyüp farklı istikametlere yöneldiklerinin görülmesi üzerine kullanıcı tanığın durdurularak suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda sağ avuç içerisinde şeffaf poşete sarılı vaziyette bir miktar ... maddesini teslim ettiği, usulüne uygun olarak sanığın yapılan üst aramasında iç çamaşırı içerisine gizlenmiş şekilde şeffaf poşet içerisinde bir miktar ... maddesi, tespit edilen ikamet adresinde yapılan aramada ise üzerinde kristal parçacıkları bulunan hassas terazi ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama işleminin usul ve kanuna uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığına ilişkin kollukça edinilen istihbari bilgi ile uyumlu fiziki takip ve olay tutanağı içeriği, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, ikamet arama ve el koyma tutanağı, tartı ve ön ekspertiz tutanağı, paket karşılaştırma tutanağı, kriminal raporu, keşif ve bilirkişi raporu ile birlikte kullanıcı tanık ...'nın soruşturma aşamasında olay tutanağı ile uyumlu şekilde sanıktan uyuşturucu madde temin ettiğine dair sıcağı sıcağına alınan beyanları ve usulüne uygun şekilde yapılan teşhiş işlemi, kovuşturma aşamasında dinlenilen tutanak mümzilerin beyanları, sanığın üst aramasında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile kullanıcı tanıktan ele geçirilen maddelerin aynı neviden oluşu, ambalaj parçalarının birebir örtüşmesi ve hassas terazin mevcudiyeti karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararında düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımında Türk Ceza Kanunu'nun 52/4 maddesi gereğince sanığa verilen para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak birer aylık arayla 24 eşit taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine karar verilmesinin yanında ''ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına'' karar verilmemesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4-son maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) nolu paragrafta açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.02.2026 tarihli ve 2026/363 Esas, 2026/222 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün taksitlendirilmesine ilişkin paragrafın son kısmına ''ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.