Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/6210 E. 2026/7456 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6210
- Karar No
- 2026/7456
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/212 Esas, 2026/417 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2025 tarihli ve 2025/230 Esas ve 2025/408 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53, 58, 63, 54/1 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 12.02.2026 tarihli ve 2026/212 Esas, 2026/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, tutanakların ve tutanak mümzilerin beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunmadığına, tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, kolluk tutanakların ve tutanak mümzilerin beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, lehe olan delillerin hükme esas alınması gerektiğine, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunmadığına, Mahkemesince verilen kararın bozularak şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 11.04.2025 tarihinde ...'nin ikamet adresinde uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerine aynı gün kolluk görevlilerince söz konusu adres ve çevresinde başlatılan fiziki takip sırasında ikamete kullanıcı tanık ...'nin gelip kısa süre sonra elinde bir cisim ile ayrıldığının görülmesi üzerine kullanıcı tanığın durdurularak suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda elinde bulunan ve içerisinde bir miktar sentetik ... maddesi olan siyah renkli yırtık poşeti teslim ettiği, bahse konu ikamet adresinde gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama el koyma emrine istinaden yapılan aramada aseton, içerisinde sentetik ... kırıntıları bulunan pet şişesi ve bir miktar sentetik ... maddesinin ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama işleminin usul ve kanuna uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, sanığın ikametinde uyuşturucu madde satışı yapıldığına ilişkin kollukça edinilen istihbari bilgi ile uyumlu fiziki takip ve olay tutanağı içeriği, yakalama ve el koyma tutanağı, ikamet arama ve el koyma tutanağı, fotoğraf teşhis tutanağı, ön inceleme ve tartı tutanağı, eşleştirme tutanağı, kriminal raporu, kullanıcı tanık ...'nin soruşturma aşamasında bahse konu ikamet adresine giderek para karşılığında uyuşturucu madde temin ettiğine dair sıcağı sıcağına alınan beyanı ve usulüne uygun şekilde yapılan teşhiş işlemi, kovuşturma aşamasında dinlenilen tutanak mümzilerin beyanları, sanığın ikametinden ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile kullanıcı tanıktan ele geçirilen maddelerin aynı neviden oluşu ve yırtık ambalaj parçalarının birbirinin devamı niteliğinde olup birebir örtüşmesi karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 12.02.2026 tarihli ve 2026/212 Esas, 2026/417 Karar sayılı kararında, sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.