Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/3317 E. 2026/7696 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3317
- Karar No
- 2026/7696
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4886 Esas, 2026/80 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2025 tarihli, 2025/259 Esas ve 2025/263 Karar sayılı kararı ile sanığın, izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma imal etme nakletme satma suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 12/2-4, 5237 sayılı Kanunun 53... . maddeleri gereğince 12 yıl hapis ve 150.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 08.01.2026 tarihli ve 2025/4886 Esas, 2026/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Ele geçen maddelere ilişkin vahim nitelendirilmesinin varsayıma dayalı olduğuna, kast unsurunun somut delillerle değil davranış yorumu ve HTS kayıtlarına dayandırıldığına, sanığın savunmasını çürüten bir delilin olmadığına, iştirak ve kusurun şahsiliği ilkesinin gözardı edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, yetersiz gerekçe ile karar verildiğine, hukuki nitelendirme hatası ile iştirak hallerinin yanlış değerlendirildiğine, takdir yetkisinin kötüye kullanıldığına, cezada orantılılık ilkesinin ihlali edildiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanık asli fail değil yardım eden olarak kabulü gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uygulama noktasında sanığın sevk ve idaresindeki aracın durudurulduğu ve sanığın tedirgin ve şüpheli hareketler sergilemesi üzerine araçta yapılan aramada içlerinde 6136 sayılı Kanun'un 1. maddesinde sayılan ana ve balistik öneme haiz parçaların da bulunduğu çok sayıda silah parçası ele geçirildiği ve sanığın bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanığın idaresindeki araçta ele geçen silah parçalarının ana ve balistik öneme haiz olan parçalardan olup ele geçen parça sayısının Yargıtay içtihatlarına göre vahim nicelikte olması karşısında Tebliğname'nin bozma yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, hukuka uygun alınan önleme arama kararı neticesinde suç unsurlarının ele geçtiği, sanığın dışarıdan bakıldığında silah parçası olduğu anlaşılan parçaların niteliğini bilmeden taşıdığı yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla sanık müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 08.01.2026 tarihli ve 2025/4886 Esas, 2026/80 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.