Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/2941 E. 2026/5745 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2941
- Karar No
- 2026/5745
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2179 Esas, 2025/2151 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2025 tarihli ve 2025/381 Esas, 2025/399 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/3-son, 188/4-a, 62/1, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 18... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.11.2025 tarihli ve 2025/2179 Esas, 2025/2151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; suçun nitelikli hallerinde alt ve üst sınırı belirli olan bağımsız bir cezanın öngörüldüğü hallerde, temel cezanın suçun basit haline göre değil, nitelikli haline göre belirlenip diğer artırım ve indirimlerin bunun üzerinden yapılması gerekmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince temel ceza belirlenirken karma bir uygulama yapılarak 5237 sayılı Kanun'un 188/3 ve 188/3-son. maddeleri gereğince ayrı ayrı hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak, bu hukuka aykırılığın duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-(c) maddesi kapsamında düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, temel cezanın belirlenmesine ilişkin 1 ve 2 numaralı bendin hükümden çıkarılarak yerine "Sanık ...'nın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu yaşı küçük tanığa satışını yaparak gerçekleştirdiği anlaşıldığından sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188/3-son maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman, ele geçirilen uyuşturucu miktarı dikkate alındığında sanığın takdiren 15 YIL HAPİS CEZASI VE 1000 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibarelerinin eklenmesine ve diğer bentlerin de buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin ihlal edildiğine, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanığın kullanıcı olduğuna, ticarete dair delil bulunmadığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 24.04.2025 günü kendi ikametgahında kullanıcı tanıklar K.A., M.A. ve E.Ş.’e para karşılığında ... maddesi sattığı, eylem sırasında kullanıcı tanık E.Ş.'nin 18 yaşından küçük olduğu iddiasına ilişkin olarak; Sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi delaletiyle 43/1. maddesinde düzenlenen "zincirleme suç" hükümleri uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Olay tutanağı ile tanıkların beyanlarına göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda Dairemizce yöneltilen eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.11.2025 tarihli ve 2025/2179 Esas, 2025/2151Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.