Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/246 E. 2026/8211 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/246
Karar No
2026/8211
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3950 E., 2025/4205 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2025 tarihli ve 2025/316 Esas, 2025/450 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 20/11/2025 tarihli ve 2025/3950 Esas, 2025/4205 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi İstinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olarak verildiğine, suça konu uyuşturucu maddenin hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğine, tutanakta belirtilen istihbari bilgilerin ne olduğuna yönelik araştırma yapılmadığına, aramanın hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın uyuşturucu ticareti suçunu işlemediğine, sanığın kullanıcı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin delil bulunmadığına, ele geçen maddenin somut olay açısından kişisel kullanım sınırında kalıp kalmadığının tartışılmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın tahliyesi gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönündeki istihbari bilgye istinaden sanığın üzerindeyapılan kaba üst yoklamasında suça konu ticari miktardaki ... maddesinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu uyuşturucu maddeyi ... isimli kişiden aldığını söyleyerek buna ilişkin bankadan ödeme yaptığını belirttiği ve mahkemece olay günü sanık tarafından söz konusu havalenin gerçekleştirildiğinin tespit edildiği anlaşılması karşısında, sanığın beyanında geçen ... isimli kişi hakkında suç duyurusunda bulunularak sonucunun makul süre beklenilmesi ve sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilemesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 20.11.2025 tarihli ve 2025/3950 Esas, 2025/4205 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/246, K. 2026/8211, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-246-e-2026-8211-k-bbfba219b853