Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8512 E. 2026/8624 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8512
- Karar No
- 2026/8624
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1847 E., 2025/1807 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2025 tarihli ve 2024/360 Esas, 2025/227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.05.2025 tarihli ve 2025/1847 Esas, 2025/1807 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yapılan aramanın usulsüz olması nedeniyle elde edilen delillerin hukuka aykırı nitelikte bulunduğundan hükme esas alınamayacağına, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup ticaretini yapmadığına, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, ihbar içeriğinin belirli olmaması nedeniyle hükme esas alınamayacağına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanığın uyuşturucu madde bulundurduğu ve sattığına ilişkin ihbar üzerine, arama kararı uyarınca ikamet adresinde yapılan aramada çeşitli uyuşturucu maddeler ile hassas terazinin ele geçirildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin; Suç tarihinde ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önüne alındığında, sanık hakkında temel ceza tesis edilirken alt sınırdan uzaklaşmak gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ihbarın içeriği, arama kararı, olay, arama ve yakalama tutanaklarının içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin çeşitliliği, miktarı ve hassas terazi ile uyuşturucu maddeleri paketleye yarayan poşetlerin de ele geçirilmesiyle birlikte dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönündeki kabulü ile hukuka uygun şekilde elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, arama kararının ve arama işleminin hukuka uygun olarak yapıldığı, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle etkin pişmanlık hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, İlk Derece Mahkemesinin hükmün adli para cezasına ilişkin kısmında, ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği yerine, çevrilebileceğine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünün açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.05.2025 tarihli ve 2025/1847 Esas, 2025/1807 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303.maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümdeki, "çevrilebileceğinin" ifadesi çıkartılarak, yerine '' çevrileceğinin '' ibaresinin eklenmesi sureti ile İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde karar verildi.