Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8228 E. 2026/6467 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8228
- Karar No
- 2026/6467
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2032 E., 2025/2089 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2025 tarihli ve 2024/629 Esas, 2025/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3.. 53. ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2025 tarihli ve 2024/629 Esas, 2025/131 Karar sayılı kararı hakkında sanık ve müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 20.05.2025 tarihli ve 2025/2032 Esas, 2025/2089 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeterli gerekçe içermediğine, tanık M.K'nin çelişkili beyanlarının hükme esas alındığına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığına, uyuşturucu madde ticareti işlediğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince yapılan sanığın uyuşturucu madde sattığına dair istihbari bilgi elde edildiği, istihbari bilgide geçen adreste takip ve tarassut işlemlerine başlandığı, yapılan fiziki takipte, kullanıcı M.K isimli kişinin sanığın, iş yeri olduğu tespit edilen yere girip bir kısa bir süre sonra çıktığı, M.K isimli kişide esrar olduğu değerlendirilen uyuşturucu maddenin ele geçtiği, sonrasında sanığın iş yerinde usulüne uygun olarak yapılan aramada esrar olduğu değerlendirilen uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın, kullanıcı M.K isimli kişiye uyuşturucu madde satmak ve kullanma amacı dışında üzerinde uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Olayın intikal şekli, sanık ile M.K arasında uyuşturucu alışverişi olduğu değerlendirilen olaya ilişkin kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanak, sanıkta ve M.K isimli kişide ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve niteliği, sanıkta ve M.K isimli kişide ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal rapor, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beynaları, sanığın aşamalardaki dosya kapsamına ve olağan hayat tecrübelerine uygun düşmeyen savunmaları, M.K isimli kişinin soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanları ve yine müdafiii huzurunda M.K'ye yaptırılan teşhis işlemi ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanığın koşullu salıverilmeden yararlandırılmamasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiş ise de, bahse konu husus Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.05.2025 tarihli, 2025/2032 Esas, 2025/2089 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünde, hüküm fıkrasının (8) numaralı paragrafında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmında yer alan "5275 sayılı Yasa'nın 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanık hakkında KOŞULLU salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına," ibaresinin çıkarılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süreler dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.